top of page

İnsanları Güçlü ve Etkili Gösteren Özgüvenli Davranışlar

3 dakika önce
4 dakikada okunur

Kendine yüzde yüz güvenen bir insanın temel işaretleri neler? Hangi sinyalleri veriyor? Bu sinyalleri görmek neden önemli biliyor musun? Hem kendinde hem başkalarında neyin ne olduğunu ve ne olmadığını bilirsen, bir farkındalık ve hedef belirleme için bir yol haritası ortaya çıkmış oluyor. Kendini tanımak için de çok önemli. Özellikle ilişkilerde kime güvenip kime güvenmeyeceğin konusunda da bir bakış geliştirmiş oluyorsun.

Şu an otururken bunu okuyorsun, muhtemelen rahatsın ve kendine güven duyuyor olabilirsin. Ama şartlar zorladığında ve koşullar değiştiğinde, işte kendine güven duymaya en çok ihtiyaç duyduğun nokta orasıdır.

Bir kağıt al ve bu sinyallerden hangilerinin sende olduğunu, hangilerinin olmadığını not et. Olmayanları kendine hedef olarak yazabilirsin.

Başkalarının ne diyeceğinden etkilenirler mi?

Özgüveni yüksek insanlar, başkaları alay edecek, yıkıcı eleştiriler yapacak diye etkilenmiyor. Doğru olduğuna inandığı şeyi yapıyor. "O ne der, bu ne der" diye düşünmüyor. Düşük özgüvenli insanlar ise "Başkaları ne düşünür?" diye davranışlarına yön veriyordu.

Bazen bir ortama girersin, biri sana üstten bakar. Özgüvenli kişi bu tür yıkıcı eleştirilerden ve söylemlerden kendini çok kolaylıkla sıyırıyor. Bu bir beceri. Hemen yaparsın demiyorum. Ama ilk adım bunu fark etmek.

Konfor alanında mı beklerler?

Özgüveni yüksek insanlar daha iyi şeyler yapmak için kabul edilebilir bir risk alarak yol kat etmeye isteklidirler. Düşük özgüvenli insanlar ise durmaya ve konfor alanında beklemeye daha meyillidir. Özgüveni yüksek insanlar çıtayı yükseltmek için yeni hedefler belirler. Olana razı olmaktan ziyade daha iyi olmaya çalışırlar.

Olana razı olmak kötü mü? Değil. Ona şükret. Ama orada kalırsan ilerleyemezsin. Özgüveni yüksek insanlar daha iyi adım atmak için eyleme geçerler.

Hatalarını kabul ederler mi?

Toplum olarak birbirimizi suçlamaya çok meyilliyiz: "Senin yüzünden oldu." Özgüveni düşük insanlar sorumluluktan kaçtıkları için bunu yaparlar. Oysa kendine güvenen bir insan hatasını kabul ediyor. "Bu benim seçimimdi" diyor. "Benim seçimim" dediğinde öğrenebiliyorsun. Hep başkasının yüzünden olduğunda gelişemiyorsun. Çünkü hep birileri yüzünden olacak.

Özgüvenli insanlar seçimlerinin sorumluluğunu net bir şekilde alıyorlar. Birilerini suçlamaktan, yargılamaktan ziyade inisiyatif alıyorlar. "Benim seçimimdi. Evet, istediğim gibi olmadı." Biri hiç beklemediğin bir şekilde davrandıysa, ona güvenen de, o kararı veren de sendin. O yüzden şuna dikkat et: Orada hangi kriter etkili oldu? Neyi göremedin, neyi görmek istemedin? Neye evet dedin, neden dedin? Bunların hepsi iç diyalogdan geçiyor.

Kendilerini devamlı anlatırlar mı?

Özgüvenli insanlar başarılarını gerektiği zaman ortaya koyarlar. Bakın, kilit kelime bu: gerektiği zaman. Özgüveni yüksek insanlar mütevazıdır. Bu çok yanlış anlaşılan bir şey. Mütevazı olmak pasif olmak değildir. Bir ortamda, rekabet ortamında yeterliliklerini, yetkin olduğun konuları ortaya koyman gerekiyorsa cesaret göstermelisin. Hem özgüvenli hem mütevazı olabilirsin. Kibirli davranmadan, başkasının hakkını çiğnemeden kendini hakkaniyetli bir şekilde ortaya koyabilirsin.

Ama kendini yücelterek devamlı anlatmak bir sıkıntı. Çok görüyorum, biriyle konuşuyorum, "Nasılsın?" diyorum, o kişi nerelerden eğitim aldığından başlıyor, nerelerde çalıştığına kadar devamlı kendinden bahsediyor. Buna gizli özgüvensizlik diyorum. Devamlı otorite olduğunu ima eden, kendini anlatmaya ve sana kendini kanıtlamaya çalışan biri. Buna gerek yok. Saat sorulmadan saatin kaç olduğunu söylemek gibi bir şey. Saat sorulduğunda da kendini göstermek değil, sonuçlarını ifade etmek gerekiyor. Orada mütevazı olup aşırı geri çekilirsen bu da sıkıntı.

İltifatları nasıl karşılarlar?

Özgüvenli insanlar iltifatları kabul ederler. Düşük özgüvenli insanlar iltifatı reddeder: "Bunu herkes yapabilir, çalışan herkes yapar." Bu mütevazılık değildir.

Mütevazı ve özgüvenli bir cevap şöyledir: "Çok teşekkür ederim güzel iltifatların için. Evet, bunun için çok emek verdim, çok çabaladım. Gerçekten onurlandırıyor." Bu, kendi yaptığın şeyin değerini bildiğini gösterir, kendine güvendiğini gösterir. Karşı tarafın da seni saymasını sağlar. Çünkü sen kendini sayıyorsun. Kendini saymazsan sayılmazsın, kendini saydığında sayılırsın. Güven verdikçe gelişir. Sen güven verdikçe insanlar sana güvenmeye başlar, sen de kendine güvenmeye başlarsın. Bu bir döngü.

Söz verirken nasıl davranırlar?

Kendine güvenen insanlar çok söz vermez. Söz vermenin çok önemli olduğunu bilirler, çünkü sözlerine sadıktırlar. Söz verip "Tamam" deyip ne kadar yapıp yapmadığın önemli.

Mükemmeliyetçi midirler?

Özgüvenli insan mükemmele odaklanıp mükemmeli yapmaya çabalamaktan ziyade, kendi versiyonunun en iyi hali için emek verir. Kendi olduğu ve olabileceği halin en iyisi olmaya çabalar. Mükemmeliyetçi olan kişi detaylar arasında boğulur, çünkü arka planda yapamayacağına ya da başarısız olacağına dair bir kaygı vardır. Bu sende var mı, yok mu, lütfen test et. İlk adımı atmak çok önemli.

Kabalık özgüven midir?

Kabalığı, agresifliği, yüksek sesi, öfkeli davranışları özgüvenle karıştırıyoruz. Televizyonda, sosyal medyada bu insanlar ciddi anlamda ilgi görüyor. Oysa kabalık, agresiflik, kabadayılık ya da yüksek ses özgüvenin belirtisi değildir. Bunlar derinde aslında özgüvensizliğin dışavurumudur.

Özgüvenli insan cesaretli, dürüst ve nazik olur. Kaba olmak işin en kolay tarafıdır. Düşünsene, olduğun gibi, ham haliyle ortaya çıkıyorsun, hissettiğin gibisin, hiçbir filtreden geçirmiyorsun. Nezaket erdem gerektirir, düşünce gerektirir. Aşırı kibarlık da özgüvenin göstergesi değildir. Nazik, cesur ve dürüst insan özgüvenli insandır.

Kararlarını nasıl verirler?

Özgüvenli insanlar kararlarını içten verirler. Başkalarının inandıkları yöne gitmeksizin kendi onaylarını kendileri verirler. Ama geri bildirim almaya da açıktırlar.

Tamamen kapalı olmak, her şeye muhalefet etmek, "Benim bildiğim doğru, sen yanlışsın" demek özgüven değil. Altında hatasını kabul etmeme korkusu var. Bizim bir arkadaşımız vardı, her şeye muhalefet ederdi. Biz ne dersek tam tersini söylerdi ve kesinlikle bir şey kabul etmezdi. Bu da özgüven değil.

Sağlıklı olan şu: Kararını kendin veriyorsun. İyi olan bir şey varsa onu da alıyorsun. Güvenilir bir kaynaktan, bir uzmandan geliyorsa filtreleyip geri bildirimden besleniyorsun. Ama fikrine saygı duyduğun, ciddiye aldığın insanlardan. Bu insanlar seçici insanlardır. Herkesin fikrine saygı duyulmaz, herkesin eleştirisi kabul edilmez, yoksa zarar görürsün. O yüzden bir eleme mekanizması oluşturman gerekiyor.

Özgüven, kime kapını açacağını, kime kapını kapatacağını bilmektir. Özgüveni düşük bir kişinin ise kapıları herkese açıktır. Sırf onaylanmak için, hiç tasvip etmediği insanlara kapısını kendisi açar. Bunlar değersizlik duygusunun beslendiği noktalardır.

Şimdi kağıdına bak: Hangileri sende düşük özgüven tarafında, hangileri kendine güven tarafında? Hangilerini geliştirmen gerekiyor? Bunları hedef haline getirebilirsin.

Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

ERDEM TAŞKINSU
 

Kendini Güncelle markasının kurucusu olan Erdem Taşkınsu, İstanbul Üniversitesi'nde Sosyoloji, Anadolu Üniversitesi'nde ise Sosyal Hizmetler Danışmanı bölümlerinden mezun olmuştur.
Atılım Üniversitesi’ndeki Aile Danışmanlığı programını başarıyla tamamlayan Erdem, önemli isimlere iş ve ilişki danışmanlığı yapmanın yanı sıra, geniş kitlelere yönelik öğretici konuşmalar düzenlemektedir. Atılım Üniversitesinde "Temel Koçluk ve  Mentorlük " dersleri vermiştir. 

YouTube/@erdemtaskinsu kanalındaki videoları 43 milyondan fazla izlenmiş olup, Milliyet gazetesinde ilişkiler ve kişisel gelişim üzerine yazıları yayımlanmaktadır.

ERDEM HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ 
 

Ofis :

0 505 260 95 96

Takip

  • Instagram
  • Youtube
  • Facebook
  • X
  • TikTok
  • LinkedIn

Email 

bottom of page