Yüksek Egolu İnsanlara Nasıl Davranırsın?
Egosu yüksek bir insanı nasıl tanıyabilirsin? Diyelim ki tanıdın; ona nasıl davranman gerekiyor? Tanıdık olsun, tanımadık olsun. Dışarıda, pazarda, alışverişte, arabanı park ederken, trafikte. Ya da egosu çok yüksek bir arkadaşın var. Bu durumda ne yapmalısın? Bugün aynayı biraz da kendine tutacağız. Egomuz ne zaman yükseliyor, ne zaman alçalıyor? Ego dinamik bir yapı. Egomuzu nasıl yönetebiliriz, kendimizi nasıl fark edebiliriz ve egosu yüksek bir insanla nasıl baş edebiliriz? Bunları konuşacağız.
Ego yükseldiğinde insan neden cahilce davranır?
Burada cehalet kelimesini de kullanacağım. Neden biliyor musun? Ego yükseldiğinde ne kadar bilgili, ne kadar donanımlı, ne kadar akademik, hatta ne kadar başarılı olursan ol, o kadar cahilce davranabiliyorsun ki... Çünkü ego yükseldikçe seni şuursuzlaştırıyor. Vurduğunu duymaz, empati yoksunu, gamsız ve zalim bir kişi haline bile dönüştürebiliyor.
Egoyu yok etmek mümkün mü, sağlıklı mı?
Ruhsal kitaplarda var olan "egoyu yok etmek" ifadesine değinmek istiyorum. Tasavvufta egonun olmaması, direkt öz olman demek. Bir duygu, bir olay geldiğinde şeffaf bir şekilde gelir ve içinden geçer. Ama bu duruma gelmek çok zor bir mertebe. Yaşadığımız dünyada, bir yerde çalışıyorsan, insanlarla iletişim halindeysen ve bir şeyler yapmak zorundaysan egonu yok etmek pek de sağlıklı değildir. Çünkü o zaman hakkını savunamazsın, kendini koruyamazsın.
Yüksek egolu bir insan nasıl davranır?
Geçen gün yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum, çünkü yüksek egolu kişiyi nasıl görebileceğini bu hikayede birebir anlayacaksın. Pazara gitmiştik. Alacaklarımızı aldık, tam arabaya bineceğiz, bir de baktık ki her zaman olduğu gibi arabanın arkasına bir araba park etmiş. Artık alışıyorsun; en azından camına numarasını koyuyor insanlar, numarayı koyduğunda problem çözülüyor. Ona bile razıyız yani.
Beş dakika boyunca korna çaldık, sağa sola baktım, tık yok. Sonra pazara gittim, orada anons yaptırdım. 15-20 dakika orada oyalandım. Arabaya geldim, bir baktım ki adam da yavaş yavaş eşyalarını koyuyor, gidiyor. Ve o kadar umursamaz ki... Bizim orada beklediğimiz, perişan olduğumuz hiç umurunda değil. Telefon numarasını da koymamış. Bir de tuhaf tuhaf baktı. Şaşırdım. İnsan bir özür bekliyor. Gerçekten bir zarar veriyorsun, karşı tarafın hakkını gasp ediyorsun, zamanını ve alanını işgal ediyorsun. Burada umursamaz olamazsın. Burada içindeki o duyguyu bir şekilde ifade etmen lazım, yoksa içinde kalır.
"20 dakikadır sizi arıyoruz" dedim. "Ne olmuş, geldim işte" dedi. Dayanamadım, dedim ki: "Siz hem arabayı arkamıza çekiyorsunuz, bir not, bir telefon bırakmıyorsunuz. 20 dakikadır sizi arıyorum ve özür de dilemiyorsunuz. Bir de gülerek 'Geldim işte' diyorsunuz. Sizce bu ne kadar normal bir ifade? Farkında mısınız?" Sonra dedi ki: "E sen de çekmiyor musun?"
Bu kişinin egosunun çok yüksek olduğunu nereden anlıyorsun? Bir kere yüksek egolular karşı tarafın hakkını gasp etmeyi kendilerine bir hak olarak görürler. Hatalarını asla kabul etmezler. Sanki senin hakkını çiğnemek bile onların hakkıymış gibi davranırlar. Ben merkezci bir tarafları vardır. Dünyanın kendi çevresinde döndüğünü düşünür ve insanları manipüle edecekleri, kullanacakları bir araç gibi görürler. Devamlı övgü beklerler ve eleştiriye asla gelemezler. Yapıcı eleştiriye de asla gelemezler. Onlara kolay kolay bir şey anlatamazsın, hemen savunmaya geçerler.
Senin egon ne durumda?
Dediğim gibi ego hakkını aramak için var. Ama dozunu yükseltiyorsan ve hep haklı olmaya çalışıyorsan, burada bir sıkıntı var. Lütfen kendini de kontrol et. Kendi kendine sor: Acaba ben hep haklı olmaya çalışıyor muyum? Ne kadar haklı olmaya çalışıyorum? İnsanları ne kadar olduğu gibi kabul edebiliyorum? İnsanların sınırlarına ne kadar saygı duyuyorum? Kendimi ne kadar iyi ifade edebiliyorum? Egon aşağıdaysa kendini ifade etmekte de problem yaşayabilirsin. Bir de "Ben şöyleyim, ben böyleyim" diye ne kadar böbürleniyorsun, kendinle ne kadar övünüyorsun? Bunları da kontrol et. Ve ne kadar eleştiriye gelemiyorsun?
Burada şunu kastetmiyorum: Bazıları YouTube'da yorumlarda "Eleştiri yapıyorum" diyor ama demediğini bırakmıyor, paramparça ediyor. Bu bir eleştiri değildir. Eleştirinin yapıcı, geri besleyen, gerçekten verimli ve iyi niyetlisi makbuldür. Yıkıcı eleştiri vardır, yapıcı eleştiri vardır; bunları karıştırmamak gerekiyor.
Yüksek egolu insanları en iyi nereden anlarsın?
Yüksek egolu insanlar ezmeyi çok severler. Kendilerini yukarıda görür, aşağılamayı severler. Yüksek egolu insanları en iyi şuradan anlarsın: Başka insanlar hakkındaki söylemlerine bak. Başka insanlara lakaplar takarak, alaycı yakıştırmalar yaparak, çok şiddetli, hakaret edici eleştiriler yapıyor mu? Ego güçten, başarıdan, popülerlikten, şöhretten ve paradan beslenir. Bunu dengeleyemez, ayarlayamazsan şişer de şişer, sonra vurduğunu duymaz. Ezmeyi seven, aşağılayan bir yapıya dönüşür.
Yüksek egolu insanlara nasıl davranırsın?
İşte temel sorumuzun cevabı. Bir kere tanımıyorsan, çok güzel bir söz var: "Cahil insanlar karşısında kitap gibi dur." Kitap gibi durmak; kendinden emin, bilgili ve anlayışlı durmak. Onun ne olduğunu ve neden böyle yaptığını anlayacak bir mertebeden bakmak çok önemli. Onun egosunun yüksek olduğunu anlamak ve bu dediğim işaretleri fark etmek, sessiz kalman ve tartışmaya girmemen için yeteri kadar sebep.
Ama başta anlattığım olayda olduğu gibi, bazen sessiz kalırsan bu sefer darbeyi de sen yiyorsun. Bazen dürüst olup durumu ona fark ettireceğin anlar olabilir. Ama bunu yumuşak bir şekilde yap. Saldırgan bir şekilde yaparsan karşı taraf da çok saldırgan olur. Çünkü yüksek egolu kişiler kaygılandıklarında saldırgan olmaya başlarlar. O yüzden tartışmaya kesinlikle girme.
Suçlamayı asla kaldıramazlar, her şeyi suçlanıyormuş gibi algılarlar. Kendi fikrini ifade et: "Böyle bir durumda benim düşüncem, benim fikrim şu." Ya da ilişkinde yaşadığın şeylerde: "Bak, böyle yaptığında bana böyle hissettiriyorsun ve ben böyle algılıyorum. Lütfen buna ortak bir yol bulalım." Böyle net ve objektif cümlelerle açıklamak en iyisidir. Anahtar kelime şu: yumuşak bir dil. Sert bir yüzleşmeyi asla kaldıramazlar. O yüzden yumuşak bir dille ifade etmek en akılcı çözümdür. Tanımadığın bir insan için de gerçekten değmez. O atışmaya, o tartışmaya değmez. Kaybeden senin enerjin olur.
Tek bir anahtar cümle olsa ne olurdu?
"Erdem, yüksek egolu insanlara karşı nasıl davranalım, anahtar bir şey söyleyecek olsan ne derdin?" diye sorsan, bence canını sıkmasına hiç kimsenin izin verme derdim. Eğer birileri canını sıkıyorsa buna sen izin veriyorsun demektir. Kabalaşmadan; yakınınsa dürüst ve yumuşak bir şekilde ifade et derdim. Tanımadık bir insansa da dediğim gibi sessiz kalmak ya da kabalaşmadan ona fark ettirmek en iyi çözümdür.
Ekstra bir strateji de şu: Kendiyle övünmeyi seviyorsa sen de onu öv. "Ooo, süpersin, harikasın, ne kadar da iyisin" de. Bu çok hoşuna gidecektir. Çok iletişimin olmayacaksa bu şekilde deyip o konudan kendini sıyırmak ve mesafeli bir şekilde geri çekilmek daha sağlıklı olacaktır.
Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.
