top of page

Aşırı Seven Kadınların Dramı: İlişkide Seni Güçsüz Yapan 8 Yanlış

1 saat önce
4 dakikada okunur

Bugün bir erkeği çokça, aşırı seven kadınların 8 özelliğinden bahsedeceğim. Aşırı seven bir kadının bir dramı vardır. Bu hem çevremde hem bireysel görüşmelerde tanık olduğum bir şey. Aşırı seven bir kadının bir erkekle yaşadığı en büyük dram şudur: Kendi sevdiği kadar sevilmemek. Onca fedakarlığa rağmen sevilmediğini hissettiğinde kadın bu dramı yaşar. Sevdiği erkek için zamanla kendini kurban rolüne getirir. Hep ilgi ve özen gösterdiği adam onun en büyük celladına dönüşmeye başlar. Bu süreç nasıl gerçekleşir, bu özelliklere sahip kadınların davranışları nasıl oluyor? Hemen başlayalım.

Aşırı sevmenin kökü çocuklukta mı?

Aşırı seven kadınların en önemli özelliklerinden biri, çocukluk döneminde annesi, babası ya da bakım veren kişilerden yeterince sevgi, ilgi ve şefkat almamış olmaları olabilir. O sevgiyi ve ilgiyi yeteri kadar aldın mı?

Değersizlik duygusu aşırı sevmeyi nasıl besler?

İkinci nokta değersizlik duygusu. Bu duygu ilişkilerde hem erkek hem kadın için problem yaratır. Kişinin kendi değerini hissedecek uygulamalar, zihinsel çalışmalar yapması gerekir. Kadın, kendi hissetmediği değerlilik duygusunu erkekten bulabilmek için, onun gözünde değerli hissetmek ve devamlı ilgisini çekmek için tavizler verir, fedakarlıklar yapar ve devamlı onay almaya çalışır. Adeta tüm potansiyelini o erkek için seferber eder. Daha değerli olabilmek, yaranmak, kendini beğendirmek, gözüne girmek için kendini sevdirmeye çalıştıkça o erkek ondan zamanla uzaklaşır.

Bu doğal değil, dengeli değil. Çok sevmek dengeli bir davranış değil, az sevmek de dengeli değil. Çok sevmekten ziyade dengeli sevmek çok önemli.

Terk edilme korkusu neden taviz verdirir?

Üçüncü özellik terk edilme ve yalnız kalma korkusu. Terk edilmekten korktukları için taviz üstüne taviz vermeye devam ederler, terk edilmemek için ellerinden geleni yaparlar. Bir bak bakalım, terk edilme korkun var mı? "Onsuz ne yaparım?" gibi durumların varsa kendi bireyselliğini, kaynaklarının ne kadar güçlü olduğunu hatırlamaya ihtiyacın var demektir. İnsanın eksik hissetmesi gerçekte eksik olduğu için değil; o his onu eksik, yetersiz, değersiz hissettiriyor. Hayatındaki kişi olmadan önce de sen çok yeterliydin, çok değerliydin. Bu tamamen duyguyla ilgili.

Aşırı kıskançlık nereden gelir?

Dördüncü özellik aşırı kıskançlık. Bu sahiplenme duygusundan gelir. Bu bağlılık daha sonra bağımlılığa dönüşebilir, kıskançlık da buradan doğar. Sonuç olarak o erkeğin davranışlarını, hareketlerini kontrol etmeye, baskılamaya çalışırlar. Devamlı tetiktedirler: Çevrimiçi mi, çevrimdışı mı, şimdi ne yapıyor, bana mesaj attı mı, atmadı mı, ona baktı mı, neden baktı? Bu durum o kadının ilişkideki değerini artırmaz. Tam aksine o baskı ve enerji erkeğin ondan daha da uzaklaşmasına neden olur.

Aşırı fedakarlık ilişkide değerini nasıl düşürür?

Beşinci olarak aşırı seven kadınlar aşırı fedakarlık yapar. Ben ve biz dengesini asla iyi kuramazlar. O ilişkide adeta kaybolmuşlardır. Karşındaki kişi zamanla seni değil, aldığı faydaları sevmeye başlar. Karşı tarafı olabildiğince mutlu, olabildiğince memnun etmeye çalışırsın; "Aman mutlu olsun, aman mutsuz olmasın." Onu mutlu etmek için elinden geleni yaptıkça aslında onun gözünde kendi değerini daha da küçültmüş olursun.

Burada şuna dikkat etmelisin: O adamın gözünde değer kazanmak için yaptığın her şey, sevgili arkadaşım, senin kendi benliğine bir saygısızlıktır. Önce kendi gözünde, kendi değerin ve kendi saygın için adım atacaksın. Bunu bulduğunda karşı taraf da sana kendiliğinden, zahmetsizce saygı duymaya, değer vermeye, ilgi duymaya başlıyor. Yoksa o adamın ilgisi ve enerjisi senden çekilmeye başlar. Elbette ilişkinin başka dinamikleri de vardır, ilişkinin konseptine göre değişir. Ama ilk bakacağım şeyler bunlar.

Gerçeği kabullenmemek neden seni tüketir?

Altıncı olarak aşırı seven kadınlar onun davranışlarını bir türlü kabul etmez. Kafalarındaki adam figürünün onları seveceğine inanmaya devam ederler. Adam mesajlara geç dönüyor, "Dur." Çok geç cevaplar veriyor, "Dur." Tiye alıyor, "Dur." Aslında ciddiye almıyor. Şakalaşma elbette olabilir ama şakaya iki taraf da gülüyorsa anlamlıdır. Tek tarafın güldüğü, diğer tarafın gülmediği bir durumda kadın bunu çok rahat hissedebilir ama gerçeği bir türlü kabullenmez.

Sevgili arkadaşım, gerçeği kabullenmek, onu olduğu gibi görmek çok önemli. Zihnindeki "O adam beni sevecek" vizyonunu devam ettirdikçe, onun bir gün değişebileceğine inandıkça onu değiştirme çaban da devam eder. Burada kaybettiğin senin zamanın, senin eforun olur. Kendini tüketmiş olursun.

Hatayı hep kendinde bulmak neden bir tuzaktır?

Yedinci olarak aşırı seven kadınlar kusuru ve hatayı kendinde bulur. "Ben böyle bir şey yaptım, ben üzerine çok geldim, evet bende de çok hata vardı" gibi. Aşırı empati, aşırı anlayış gösterirler. Empatinin ve anlayışın dozu ciddi anlamda karşı tarafın lehine, kendi aleyhine gelişmiştir ve çoğu zaman bunu fark edemezler. Hatanın ve suçun daha büyük payını hep kendilerinde bulurlar.

Aşırı seven kadınlar neden reddedenlere çekilir?

Sekizinci madde: Aşırı seven kadınlar genel anlamda kendilerine ilgi gösteren insanlardan ziyade reddetme olasılığı daha yüksek kişilere çekilme potansiyeline sahip olabilir. Bu özelliklere bakabilir, inceleyebilirsin. Hangileri sende var, hangileri yok?

Dengeli sevmek nasıl olur?

Kendinle ilgili çalışma yapmadan önce en önemli nokta her zaman farkındalık. Sevgide de en doğrusu dengeli olması: Alma verme dengesinin, ben ve biz dengesinin, ilgi ve önemin dengesinin doğru kurulması.

Çok seven kadınların kafasında hep şu vardır: "Benim onu sevdiğim kadar, onu önceliğim yaptığım kadar, ona ilgili davrandığım kadar o bana bu yoğunlukta ilgi göstermiyor." Bu dramı üreten şey kadının kendi benliğine olan sevgisi ve saygısıyla alakalı. Ona gösterdiğin sevgiyi, şefkati, saygıyı kendine de gösteriyor musun? Bunu bilmek farklı, yapabilmek çok ayrı. Seni önceliğine getirdiği kadar onu önceliğine getirebilirsin.

Doğru mesafede olabilmen çok önemli. Sen onu kendine çok yakın hissediyor olabilirsin ama o seni çoktan çok uzak bir yere koymuş olabilir. Eğer böyleyse bu ilişkinin dengesi zaten bozulmuş demektir. Buna dikkat etmen ve diğer maddeleri fark etmen atacağın ilk adım. Sonra kendini daha değerli hissetmek için, özgüvenin için çalışma yapmak gelir. Bağlı olmak ama bağımlı olmadan bağlı olmak, burada anahtar kavram bu.

Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

ERDEM TAŞKINSU
 

Kendini Güncelle markasının kurucusu olan Erdem Taşkınsu, İstanbul Üniversitesi'nde Sosyoloji, Anadolu Üniversitesi'nde ise Sosyal Hizmetler Danışmanı bölümlerinden mezun olmuştur.
Atılım Üniversitesi’ndeki Aile Danışmanlığı programını başarıyla tamamlayan Erdem, önemli isimlere iş ve ilişki danışmanlığı yapmanın yanı sıra, geniş kitlelere yönelik öğretici konuşmalar düzenlemektedir. Atılım Üniversitesinde "Temel Koçluk ve  Mentorlük " dersleri vermiştir. 

YouTube/@erdemtaskinsu kanalındaki videoları 43 milyondan fazla izlenmiş olup, Milliyet gazetesinde ilişkiler ve kişisel gelişim üzerine yazıları yayımlanmaktadır.

ERDEM HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ 
 

Ofis :

0 505 260 95 96

Takip

  • Instagram
  • Youtube
  • Facebook
  • X
  • TikTok
  • LinkedIn

Email 

bottom of page