Kullanılıp Kullanılmadığını Anlamanın 11 Yolu ve Ne Yapmalısın?
Kullanmak ya da kullanılmamak, ilişkilerdeki güvenin ve samimiyetin temel göstergesidir. Bazen hayatındaki birileri seni kullanmaya meyledebiliyor ve sen bunun ne olduğunu tam olarak bilemiyorsun. Şimdi sana kullanıldığını nasıl anlayabileceğine dair 11 ipucu söyleyeceğim. Bu neden önemli biliyor musun? Çünkü bazen hepimiz uykuda olabiliyoruz ve o sürecin içindeyken fark etmiyoruz. Dışarıdan birinin fark ettirmesi gerekiyor. Sen de bir bak bakalım, hayatında bu tanımlara oturttuğun anlar var mı?
Birinin yanında neden hep huzursuz hissedersin?
Birincisi: Sana her zaman kendini rahatsız hissettirirler. O kişilerle birlikte olduğunda huzursuz, gergin olursun. Oysa ilişkiler rahat, kolay ve huzurlu olmak için vardır. Bu duygusal ilişkide de aynıdır, insan ilişkilerinde de. Kafanın bir köşesinde yanlış bir şeyler olduğunu hissedersin, sezgisel olarak bir şey seni uyarır. O sezgilerine kulak ver. Bu temel denge eksikliğinden kaynaklanır. Dikkat et bakalım: Alıcı kim, verici kim?
Hayır dediğinde seni nasıl suçlu hissettirirler?
İkinci nokta: Hayır dediğinde reddedileceğini sana hissettirirler. İsteklerine hayır deme lüksün öyle kolay kolay yok. Seni bir güç oyununa davet ederler. İstediklerini yapmadığında bunu genelde sözel olarak değil, beden diliyle ifade ederler. En acımasızlarından biri de vicdanına yüklenmektir. "Sen beni yalnız bıraktın", "Bana destek olman gerekiyordu" gibi seni vicdanınla baş başa bırakıp suçluluk duymana neden olurlar. Hayır dediğinde seni bir şeyden yoksun bırakacaklar; belki işten çıkaracak, belki arkadaşlıktan silecek, belki terk edecek.
Çıkarı olduğunda neden birden bu kadar nazik olur?
Üçüncüsü: Senden alacağı bir şey, bir çıkarı varsa gerçekten çok naif ve çok nezaketli davranabilirler. Bir iyilik istemek, bir şey ödünç almak söz konusu olduğunda iyi ve güzel yüzlerini görürsün. O kadar dost değilsinizdir, o kadar samimi değilsinizdir ama o kadar samimi davranır ki şaşırırsın. Ne kadar hızlı geliştiğine, ne kadar sıcak yüz gördüğüne. Bunların her biri aslında seni manipüle ediyor. O sırada uyanmak gerekir.
Seni sadece boşta kaldığında mı arıyor?
Dördüncü nokta, genelde duygusal ilişkilerde olan bir şeydir. Araya zaman girer, belli şeyler yaşamışsınızdır ama derin bir ilişkide değilsinizdir. Ara sıra "Boşta mısın?" diye yoklar. Ya da kendisi boşta kaldığı zaman yoklar. Seni seçeneklerinden biri olarak görüyor ve daha iyi bir seçenek bulduğunda zaten bırakacak. Bu tarz muamelelere kendini asla maruz bırakma. Samimi olmayan ilişkilerle kendini kullandırma.
Küçük bir iyiliği neden büyük bir borca çevirirler?
Beşinci nokta: Sana bir iyilik yapar, o iyilik minimaldir ama karşılığında bir şey istemek için seni borçlu bırakır. Yapmazsan "Bak ben senin için şunları şunları yapmıştım" diye gelir. İşin garip tarafı, sana bir şey yaptığında çok büyük bir şey yapmış gibi hisseder ama sen kendi ihtiyacını kolay kolay söyleyemezsin. "Ben senin iyiliğin için yapıyorum" der, sana devamlı beklenti verir. Ama bu beklenti onun kendi çıkarına hizmet eder. Bir taraftan da seni kurban haline getirir. Bu oyunlara kanmamak gerekiyor; minimal bir iyiliği sende suçluluk ve sorumluluk duygusu yaratmak için kullanacak.
Altıncı nokta: Bu kişilere karşı bir kızgınlık hissedersin. Alanına hadsizce kafalarını sokarlar. Dikkat et bakalım, bunu yaşıyor musun?
Senin ihtiyaçların onun için önemli mi?
Yedinci nokta: Senin ihtiyaçların aslında çok da önemli değil. Zor bir gün geçirmiş olabilirsin. Romantik ilişkide de arkadaşlıkta da bir şeyin samimi olduğunun göstergesi alma verme dengesidir. Sen ihtiyacın olduğunda, zor bir dönemden geçtiğinde desteklenmiyorsan, bunu görmezden geliyorsa önemli olan sadece onun ne alacağıdır.
Sekizinci nokta, çoğu kişi yaşamış olabilir: Seninle ilgili her şeyi kişisel kazançlarına dönüştürmeye çalışırlar. Senin ilgilendiğin kişiyle bile uzaktan flört etmeye çalışabilirler. Senin fikrini alıp bir bakmışsın onu yapmaya başlamış. Bu insanlara karşı kapalı olmalısın. Belli bir sınır tut. Kendi dünyana dahil ettikçe bir şeyleri kendi çıkarları için almaya başlıyorlar.
Neden hep aynı döngüye geri dönersin?
Dokuzuncu nokta: Seni tekrar tekrar bağlarlar. Bir bahaneyle ya da bir beklentiyle gelirler. Bir bakmışsın ki yine kurban olmuşsun ve o döngüye tekrar bağlanmışsın. Böyle döngülerde uyanık olmak gerekiyor.
Onuncu nokta: Onlarla dışarı çıktığında cüzdanlarına uzanmayı pek sevmezler. Çünkü özünde seni ekonomik olarak da kullanmak istiyorlar.
On birinci nokta: Yaptığın şey ilişkinde, insanlarla olan diyaloglarında ne kadar yankı buluyor? Birçok görüşmede buna tanık oldum. Artık tek çabalayan, tek kanat çırpan sensindir. Hep bir şeyler yapıyorsun ama yankı bulmuyor, yaptıklarının bir değeri olmuyor. Yankı bulmuyorsa bırak artık.
Kullanıldığını fark ettiğinde ne yapmalısın?
Bu durumu çözmek için önce hayatında kullanan tarafta kimler var bir bak ve eşitlemeye çalış. Eşitlik çok önemli bir şey. Bunu ne kadar yapabilirsen bu döngüden o kadar çıkabilirsin. İlişkilerinde mesafe koy, alanlarını kapat, kendini ayırmaya çalış. Bunların her biri birer strateji ama önemli olan yapabilmek. Bunları yapabilmek için de o duygusal güce ihtiyacın var. Daha özgüvenli olmalısın. Hep veren taraf olduğunda alma verme dengesini kaybetmeye başlarsın. İlk hedefin eşitlemek ve dengelemek olsun. O zaman her şey daha çok yoluna girecek.
Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.
