Aura ve Dişil Enerji Yükselten Sihirli Olumlamalar: Aura Takvimi ile Zinciri Kırma
Bu yıl ışıltınızı, auranızı girdiğiniz bir ortamda cayır cayır yaymak ister misiniz? Bugün size minik bir hediyeyle geldim arkadaşlar. İster yeni yıl armağanı deyin, ister yeni yıla başlarken kendini programlamak.
Aura gerçekte nedir?
Bu yıl aurası yüksek, çekici kadın üzerine birçok video hazırladık ve şunu fark ettik: Aura bize bahşedilmiş mistik, ruhani bir özellik değil. Senin biyolojik, psikolojik ve enerjetik olarak yaydığın bir enerji. Auranın özeti bu.
Birine "Nasılsın?" diyorsun, "İyiyim" diyor. Ama öyle bir "iyiyim" diyor ki ses tonundan sıkıntısı olduğunu anlıyorsun. Bu yüzden senin iç iletişimin çok önemli. Bir mekâna girdiğinizde insanların sizin hakkınızda hissettiği o ilk his var ya, "Bunu sevdim, sevmedim" dedikleri. O sadece karşındakinin önyargısı değil, senin aurandan geliyor. Ortamı aydınlatan kadınlar yazısında da bunu konuşmuştuk.
İnsanların önyargısını nasıl lehine çevirirsin?
İnsanlar ilk 15 ila 30 saniye içinde bir önyargıya varırlar. Bu önyargı özelliğini ortadan kaldıramazsın. Çok eğitimliyse gözlem yapar, ama yine de önyargısı vardır. Senin yapabileceğin şey, bu önyargının pozitif olmasını sağlamak. İster bir iş görüşmesinde, ister biriyle tanışma ya da flört aşamasında ol, ışığınla bunu iyiye çevirirsin.
Psikolojide bunun adı halo etkisi. Seni iyi algıladığında diğer özelliklerini de iyi görüyor. Sosyolojide de buna sosyal işaretleme deniyor arkadaşlar. Eğer içinde bir yerde kendine saygınla, öz değerinle ilgili bir sızıntı varsa dışarıya bunun sinyalini veriyorsun. "Sana çok ihtiyacım var, lütfen beni onayla" diye bir sinyal gönderiyorsan ve sınır çizemiyorsan "Beni manipüle edebilirsin" mesajını birilerine çok rahat gönderirsin. Böyle birinin ışıltısı çok fazla olmaz. Kendinize duyduğunuz saygı ve güven düşükse ışıltınız da düşmeye başlar.
Dişil enerji gerçekten alıcı olmak mı?
Yapmak, yapan olmak erkeğin eril aurasını yükseltir. Kadınların dişil enerjisiyle ilgili ise hep şu söylenir: "Dişil enerji alıcıdır." Oysa bu yanlış algılanıyor arkadaşlar. Alıcı olayım derken muhtaç olursan senin de pırıltın, dişil enerjin de düşer. Olayı menfaat ilişkisine dönüştürürsün, bu hiç hoş olmaz.
Alıcı olmakla almayı kabul etmek farklı şeylerdir arkadaşım. Dişil enerji alıcı olmaya çabalamak değil, oluş ve akış halinde olmaktır. Bir şeyi zorla yaptırmak, birinden bir şey almak için onu manipüle etmek değil, o şeyin sana akmasına izin verecek bir frekansta kalmaktır. Bir şeyi kabul edebilecek anda, akışta olabilmektir. Modern dünyada kadınlar iş hayatında başarılı olmak için koşturmaya, savaşmaya o kadar itildi ki auralarını biraz eril enerjiyle beslediler. Dişil enerjinin neden düştüğünü ayrıca anlatmıştım.
Aura takvimi ve zinciri kırma tekniği nasıl çalışır?
Daha önce şaman tekniklerinde hayvanların enerjilerini çağırmıştık. Kurt bize sezgiyi, kaplan sınır çizmeyi, kaplumbağa sabrı, zamanı yaşamayı ve kendini korumayı öğretmişti. Şimdi bu arketipleri bir takvimle birleştiriyoruz. Bu takvimde her ayın bir hedefi ve o hedefi mühürleyecek bir afirmasyon, yani bir olumlama olacak.
Olumlama sadece kendi kendine güzel sözler söylemek değildir. Olumlama nöroplastisiteyi kullanmayı amaçlar. Beyninde eski, işlevsel olmayan yolların yerine daha güçlü yolaklar hazırlar, seni otomatik pilottan çıkarıp yeni bir yol oluşturmanı sağlar. Çünkü beynimiz yaptıkça bir değeri ve inancı içselleştiriyor. Olumlamaların nasıl yapıldığını da yazmıştım.
Takvimi zinciri kırma tekniğiyle yapılandırdık. Ben aslında "zinciri kırma" değil, "zinciri birleştir" demeyi tercih ediyorum. Her gün ayın hedefini hatırlayıp olumlamayı içinden söyledikten sonra o günün kutusuna bir çarpı koyacaksın. Çarpılar yan yana geldikçe yolaklar güçlenecek. Bir şeyi 21 gün yaptığınızda alışkanlık kazanmaya başlarsınız ama oturmaz. Üç ila altı ay sonra, yani yaklaşık 90 günde bir kimlik oluşmaya başlar. Bir yıl sonra da o artık içinizde bir kimlik olarak çalışır.
Ocak: Boşluk duygusundan nasıl özgürleşirsin?
İçinde can sıkıntısıyla, boşluk duygusuyla auranı yükseltemezsin arkadaşım. Boşluk duygusunun üstesinden gelmek de yeterlilik duygunu artırmanla mümkün. Ocak ayının hedefi içsel boşluklarını fark etmek. Amacımız birine ihtiyaç duymadan da tam hissedebilmek.
Ocak afirmasyonu: "Ben kendi varlığımın tam ve yeterli olduğunu kabul ediyorum."
Sevgililer gününde bakıyorum, insanlar içlerindeki boşluk yüzünden kötü hissediyor. Oysa eksiklik frekansıyla konuşmak ile tam hissederek konuşmak arasında çok fark var. Tamlık hissi "Muhtaç değilim ama birlikte daha güzel olabiliriz" der. Boşluk duygusu ise "Sana muhtacım, seninle vakit geçirmeye ihtiyacım var" diye yaklaşır ve senin ışıltını düşürür. Bu ay için imge olarak ağacı düşündüm. Ağaç köklerine bağlıdır. Ağaç imgesini düşünerek olumlamanı yap ve kutuna çarpını koy.
Şubat: Kusurlarınla nasıl barışırsın?
Çevremde ve görüşmelerimde en çok gözlemlediğim şeylerden biri insanların kendilerine acımasız davranması. Kendine acımasız davranmamak bencil olmak anlamına gelmiyor. Işıltını yükseltmek istiyorsan kendine acımasız davranmak yerine öz şefkatini geliştir arkadaşım. Şubatın hedefi kusurlarınla barışmak.
Her sabah aynanın karşısına geçin, en az iki dakika kendi gözlerinizin içine bakarak şunu söyleyin: "Seni olduğun gibi görüyorum. Dişil enerjimi de eril enerjimi de kabul ediyorum." Şefkat temasla gelişen bir şeydir. Birine temas ettiğinde ona sevgini gösteriyorsun, kendine de sevgini kendine temas ederek göstermelisin.
Geçenlerde bir arkadaşımı gördüm, parmaklarının etrafını didiklemiş, tırnaklarını yiyor. "Kendine şefkat göstersene, bunları didikleyeceğine parmaklarına sevgiyle bir nemlendirici sürsene, niye kendi bedenini parçalıyorsun?" dedim. Aklına yatmış. Bir haftadır sürüyormuş, "Baksana ne güzel oldu" dedi. Bedeninize yabancı gibi değil, evrendeki en değerli varlığa dokunur gibi dokunun. Yüzün soluksa daha fazla su iç. Ellerin üşüyüp soyulduysa nemlendirici sür. Kendine nazik ol.
Şubat afirmasyonu: "Hatalarımla, yaralarımla ben kendimi kabul ediyorum." Pişmanlık ve suçlama yerine kendinizi sorgulayın ama kabul edin. Şubat, kalbinin kapılarını önce kendine açma ayı.
Mart: Hayır demek auranı nasıl korur?
Size toksisite veren ya da sizi manipüle etmeye çalışan birine karşı sınırlarınızı belirtmezseniz kendinizi toksisiteye açık hale getirirsiniz. Mart, sınırlar ve koruma ayı. Hedefimiz hayır diyebilmek.
Işıltınızı hayatınıza aldığınız şeyler çoğaltır ya da söndürür. Doğru insanları, doğru eylemleri, hatta doğru bilgiyi alırsanız ışıltınız artar. O yüzden hayır demeyi sadece insanlara hayır demek olarak düşünmeyin. Seni düşüren her şeye hayır diyebilmek. Gecenin bir yarısı hamburger ya da pasta mı seni düşürüyor? Ona da hayır diyebilmek. Doğru olanı alıp yanlış olanı çıkarabilmek insanın enerjisini en çok artıran şeydir.
Mart afirmasyonu: "Benim alanım kutsaldır ve ben bu alanı koruma gücüne sahibim. Bana zarar vereni çıkarırım, bana iyi geleni içeri alırım." Enerjin gerçekten nereye akıyor? Seni sömüren insanlara mı, enerjini düşüren alışkanlıklara mı? Belki dijital detoks yapman gerekecek.
Nisan: Akışa geçmek ne demek?
Eril enerji hırstan, agresiflikten, domine etmekten beslenir. Hedeflerin için eril tarafın olsun ama dişil akışa ve oluşa geçmek de önemli. Nisanda istediğimiz bu.
Nisan afirmasyonu: "Hayatın ritmine güveniyorum ve bereketin bana akmasına izin veriyorum. Hayatın ritmiyle uyum ve ahenk içindeyim."
Bahar gelirken bir şeyin olması için ikna etmeyi bırakın. Sende olmayan birini ikna etmeye çalışmayı bırakın. Hedefin için çaba göstermeyi kastetmiyorum, yanlış çabayı kastediyorum. Mıknatıs gibi, bir şeyin sana kolaylıkla gelmesi için o rahatlığı kendinde yaratmayı kastediyorum. Sezgilerinizi yükseltirseniz doğru karar verirsiniz. Doğru karar verirsen bir şey için daha az çabalarsın, yanlış karar verdiğinde daha çok çabalaman gerekir.
Mayıs: Kendi ışığını neden saklamamalısın?
Ne kadar ışıltı sahibi olursan ol, özgüven yoksa, ışığını saklıyorsan onu saçamazsın. Başkası kötü hissetmesin diye ya da ortamda yeterince özgüvenli hissetmediğin için kendi gücünü ortaya koymuyor olabilir misin? Görünür olmaktan korkuyor, saklanıyor, silik mi davranıyorsun?
Kendine güven, güvendikçe artan bir şey. Küçük bir hedef belirle, önemli olan eyleme geçmek. Çekiniyorsan biriyle merhabalaş. Instagram'a kendi fotoğrafını koymaktan mı korkuyorsun? Görünür olmakla ilgili bir adım at. Bu seni daha çok cesaretlendirecek, sonra ikinci eyleme geçersin.
Mayıs afirmasyonu: "Benim varlığım girdiğim her ortamda huzur ve ışık getirir." Bu ay topluluk önünde, arkadaş ortamında, partnerinle daha görünür olma, ışığını özgür bırakma ayı.
Haziran ve temmuz: Sezgi ve yaşam sevinci auranı nasıl besler?
Haziran duygusal zekâ ve sezgi ayı, hedefin iç sesini geliştirmek. Sezgileriniz sizin sadık rehberiniz. Kadınların en büyük gücü sezgileridir. Haziranda bu bağınızı güçlendireceksiniz. Yılın ikinci yarısı artık hasat zamanı.
Bana göre bir insanın ışığını en çok yükselten şey tutku ve yaşam sevinci. Olumsuzluklar olabilir, her şey üstüne geliyor olabilir ama tutkunu ve yaşam sevincini korumalısın. Bunlar insanın hayatına bir anda gelmez. Onları sana verecek kilit taşını sen bulmalısın. Kilit taşı bütün yapının bağlı olduğu taştır, onu çektiğinde her şey düşer. Tutku ve yaşam sevinci de böyle. O taşı bulduğunda birçok şey ona bağlanıyor. Işığı yüksek insanların gözlerindeki o ışık buradan geliyor.
Bu ayın afirmasyonu: "Ben yaşamın tüm renklerini ve neşesini hak ediyorum." Auranın parlamasını istiyorsan içindeki o küçük çocuğun neşesini bulmalısın.
Ağustos: Yavaşlamak neden güçtür?
Kaplumbağa metaforunu hatırlıyorsunuz. Bilgeliği, olgunluğu ve kendini korumayı temsil ediyordu. İlişkilerde en büyük hatalardan biri acele etmektir. Ağustosta yavaşlamanın gücünü keşfedeceğiz.
Ağustos afirmasyonu: "Zaman benim lehime çalışıyor. Acele etmiyorum. Her şeyin vaktinde olacağını biliyorum."
Fevri ve hızlı davranan insanları enerjik sanırız. Hayır, enerjini korumak da bir seçimdir. Önemli olan ihtiyacın neyse kendine onu vermen. Hıza ihtiyacın varsa hızlan, yavaşlamaya ihtiyacın varsa yavaşla. Bir öykü vardır: Bir iş adamı bir bilgeyle dağın yamacında yürüyormuş. Bir bakmış, bilge geride kalmış. "Neden durdunuz?" diye sormuş. Bilge "Çok hızlı gittik, ruhumuz geride kaldı, onu bekliyorum" demiş. Enerjini odaklayıp biriktiriyorsan yavaş olmak bazen daha iyi enerji üretmeni sağlar. İlişkilerde fevri olmak, bir şeyi aceleye getirmek her zaman düşüren bir şeydir.
Takvimi her gün nasıl kullanacaksın?
Kalan ayların afirmasyonlarını takvimde göreceksiniz, zamanı geldikçe onları da anlatacağım. İster tabletine indir, ister çıktısını alıp yatağının yanına as, ister ajandana koy. Her sabah o ayın hedefini ve afirmasyonunu üç kez tekrarla, pratiği yaptığını gösteren çarpını at.
Bu sadece bir çizik atmak olmayacak. O çiziklerin sonunda önemli telkinlerin ve farkındalığın enerjisini biriktirmiş olacaksın. Auranın değiştiğini çevrendeki insanların sana davranışından anlayacaksın. İnsanlar sana daha saygılı davranmaya başlayacak, partnerin seninle iletişiminde daha dikkatli olacak. Çünkü sen artık yeni değerlere ve inançlara sahip birisin. Sınır koyuyorsun, yanlış insanı almıyorsun, toksisiteye izin vermiyorsun. Kendi üzerine emek vermiş, kendi frekansını seçmiş biri oluyorsun. Güçlü duruş ve aura da tam olarak buradan doğuyor.
Yeni yılınız güçlü başlangıçlara, temiz bir enerjiye ve yüksek farkındalıklara vesile olsun arkadaşlar.
Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.
