İlişkilerde İtibar ve Kalite Oluşturmanın Bedava Yolları
İtibarın paranla ya da telefonunla, giydiğin ayakkabıyla, arabanla değişen bir şey mi? Bu sorunun cevabını sana sormak istiyorum. Hep şöyle sözler vardır ya: "Paran kadar adamsın" ya da "İtibarını beş paralık ettin." Hep parayla ölçeriz bazı şeyleri. İtibarla ilgili bir söz paylaşmıştım ve bazı arkadaşlarım "para önemlidir, dış görünüş önemlidir" gibi ifadeler kullandı.
İtibar dış görünüşle mi oluşur?
İlk izlenimin bir kısmı var ama işin bu kısmı aslında kabı. Kabın sadece kısa süreli geçerli bir şey. Bir ortama girdiğinde ya da kısa süre bulunacağın yerlerde, o bir dakikalık kısa dilimde evet, ilk izlenim önemli olabilir. Bu bana Kutadgu Bilig'deki bir sözü hatırlattı: "İnsanın süsü yüzüdür. Yüzün süsü göz, ağzın süsü dil, dilin süsü sözdür." Yani son nokta davranışında ve karakterinde şekil bulur.
İnsanların büyük çoğunluğu görünene tepki verir. Ama küçük bir kısmı arka planda görünmeyeni, yapıyı anlamak ister. Bu yazıda görünene tepki vermekten ziyade görünmeyeni anlamaya çalışalım. Bir insanın dış görüntüsü tamamen aldatıcı olabilir. O dış görüntünün arkasındaki şovu, o sunumu nasıl dolduruyor? Bu gerçekten sağlam mı? İnsan ilişkilerinde bu altyapı karakterdir, davranıştır, vicdandır, merhamettir, empatidir, duyguları ifade etmektir, dürüst olmaktır, samimi olmaktır. Bu değerleri çıkarırsan o ambalajın da bir önemi kalmayacaktır.
Şimdi sana, özellikle insan ilişkilerinde itibarını düşürebilecek ya da yükseltebilecek temel kurallardan bahsedeceğim. İnsanlar belki söylemez ama bilinçaltları arka planda, kendileri fark etmeden ne hisseder? Sana bazen sempati duyabilir, bazen o kişi için antipatik olabilirsin. Neden sevilirsin, neden sevilmezsin? Bunun cevaplarını da bulacaksın. Kendimizi insanların düşüncelerine göre mi şekillendireceğiz? Hayır, kendi doğrularını elbette yaşayacaksın. Ama kendi doğrularının hayatın içinde ne kadar uyumlu olduğu, ne kadar kesiştiği, dengelendiği çok önemli.
Pohpohlamak itibarını neden düşürür?
Birinci kural: itibarını düşüren şey pohpohlamak. Diyelim ki seninle konuşuyoruz ve ben sana devamlı "Ya sen çok iyisin, ne mükemmelsin, ne şahanesin, çok şahane bir insansın" desem. "Bu arkadaşımız her şeyi bilir, çok iyidir, aman efendim hoş geldiniz..." Aşırı pohpohlamak itibarını düşüren bir şeydir. Sen onu pohpohladığında karşı taraf aslında samimiyetsizlik hisseder. Her ne kadar hoşuna gidiyormuş gibi olsa da egosu bunu bir yalakalık olarak algılamaya meyillidir ve arka planda senin puanını düşürür.
Eğer gerçekten değer oluşturmak istiyorsan, birini pohpohlamaktan ziyade onun gerçekçi bir becerisini bul ve onunla ilgili bir iltifatta bulun. Bu iltifatı da her an değil, zamanı geldiğinde yapabilirsin.
Dedikodu itibarını nasıl düşürür?
İkinci kural dedikodu yapmak. Özellikle de arkadaşlarının dedikodusunu üçüncü bir kişiye yapmak. Hatta daha yakın arkadaşlarının dedikodusunu daha uzak birine yapmak. Bu itibarını çok ciddi anlamda düşürebilir. Bilinçaltı düzeyde düşürür. Ne demek bu? Sana söylemez. Sana çok güzel de davranabilir. Ama bilinçaltı düzeyde "bu benim arkamdan da bunu çok rahatlıkla söyleyebilir" diye düşünür ve sana karşı hep gardını alır. O yüzden kendi çevreni, kendi arkadaşlarını korumak çok önemli.
Üçüncü noktaya da dikkat et: çok küçük şeylerin hesabını yapıyor durumda olmak.
İlişkide dürüst ve tutarlı olmak ne demek?
Dördüncüsü dürüst ve tutarlı olmak. Özellikle duygusal ikili ilişkilerinde dürüst ve tutarlı olmak çok önemli. Bu şu demek: eşinin, erkek arkadaşının ya da kız arkadaşının yanında neysen, arkasında da öyle olabilmek.
Şöyle düşün: Bir adam, kız arkadaşı yokken üçüncü bir kişiyle flörtleşiyor ve sonunda WhatsApp'ına o kadından mesaj geliyor. Sence burada problem o üçüncü kişide mi, yoksa o kişiye o rahatlığı veren, o iletişimdeki yakınlığı, flörtü kuran adamda mı? Tabii ki burada birinci şüpheli adamdır. Bunu öğrenen kız arkadaşı ya da eşi o adam hakkında ne düşünür? Mutlaka o ilişkide bir itibar kaybı yaşanacaktır. Sonra o adam hep şunu söyler: "Sen bana güvenmiyorsun, neden güvenmiyorsun?" Eşinin ya da sevgilisinin güvensizliğinin nedenini bir türlü anlamaz. Halbuki itibarını o küçük hamlelerle, o küçük noktalarla kaybetmiştir. Tekrar toparlaması ise zaman alacaktır.
Dürüst olmak, neysen o olmak, yanında da arkasında da aynı tutarlı hareketleri sergilemek ilişkinin temel dinamikleridir. Dürüst olmak hem insan ilişkilerinde hem de ikili duygusal ilişkilerde sana kazandıracak bir unsurdur.
Suçlamak yerine sorumluluk almak neden önemli?
İnisiyatif almak çok önemli. Toplum olarak baktığımızda, yaptıklarımızın, eylemlerimizin sorumluluğunu almaktan ziyade hemen suçlamayı çok seviyoruz. "Senin yüzünden oldu. Sen yaptın. Senin yüzünden böyle oldu." Hatta sorunu bile anlamadan suçlamaya gidiyoruz. Çok sevdiğim bir söz var: "Suçlamak kolaydır ama anlamak zordur. Çünkü anladığın zaman değişmen gerekir." Gerçekten anladığın zaman değişmen, inisiyatif alman gerekir.
Sorumluluk almak; kararlarının, duygularının, istek ve ihtiyaçlarının, hayatının sorumluluğunu almaktır. Hiç kimse senden, senin kararlarından sorumlu değil. Sen hayatından sorumlusun. Hayatının kahramanısın.
Güçsüzlüğünü kabul etmek itibarını nasıl yükseltir?
Bazen itibarını yüksek tutmak güçsüzlüğünü kabul etmektir. Çünkü güçsüzlüğünü kabul etmek, insan olduğunu kabul etmektir. Güçlü olmak zorunda değilsin. Güçlü görünmek zorunda değilsin. Kendin gibi, olduğun gibi olduğunda aslında itibarını yükseltirsin. Yaşayacağın zorluklarla ve hatalarınla gelişeceğini bil. Belki utandığın bir hata ya da başarısızlık, yarın gücünün ve gerçek potansiyelinin temel mihenk taşı olacak. O yüzden hatalardan öğrenmek önemli.
Sessizliği kullanabiliyor musun?
Altıncısı sessizliği kullanabilmek. Biz genelde konuşmayı çok seviyoruz. Haklı olmaya çalışmayı çok seviyoruz. Bu gibi ifadeler karşı tarafın zihninde kompleksli gibi bir algı oluşturabilir. Egon seni korumak için var. Ama şişirilmiş ego itibarını düşürür.
Mutluluğu bir ilişkiye bağlamak neden seni tüketir?
"Mutlu olmak için şunu başarmam lazım. Aşık olursam çok mutlu olacağım. Aşk yaşarsam mutlu olacağım." Oysa mutlu olduğunda başarılı olabilirsin. Mutlu olarak istediğin ilişkiyi yaşayabilirsin. Mutlu olduğunda, dengeli olduğunda, bir birey olduğunda, kendi yaralarını sardığında o mutlu ilişki zaten hayatında vuku bulacaktır. "O hayatımda olursa, bir ilişkim olursa mutlu olacağım" diye bir algıyla başlarsan başlangıçta belki neşeli olabilirsin ama o yolun sonu hüsrandır.
Önce kendi hayatının sorumluluğunu ve inisiyatifini almak gerekiyor. Ne istiyorum, ne istemiyorum? Gerçekten ben kimim? Kendi yeteneklerim, kendi hedeflerim neler? Kendini anlamadan, dengelemeden "birisi olsun da mutlu olayım" diye kurulan bir ilişki seni daha kötü yapacaktır. Bir şeyi bir şeye bağlamak gücünü tüketir. Mutluluk için ilk durak dışarısı değil, ilk durak içerisidir. İçeriden dışarıya gittiğinde mutluluğun büyür.
Yargılamak itibarını neden düşürür?
Ve onuncuya geldik: yargılamak ve yıkıcı eleştiri yapmak da itibarını düşürür. Elinde çok kuvvetli, geçerli nedenler olmadan, her şeyi bilmeden yargılamak yerine ben hayatımda her zaman gözlemlemeyi tercih ediyorum. Karşındaki kişiyi tanımadan, kim olduğunu, neler yaşadığını, hangi durumda olduğunu bilmeden onu çok eksik bir bilgiyle yorumlamak ve yargılamak gerçekten bir zeka göstergesi değildir. Anlamaya çalışmak, tanımak, tanık olmak, gözlemlemek; bunlar zekanın fonksiyonlarıdır.
Yargılamanın kökeninde şu vardır: insanın kendine daha fazla değer biçmesi, karşı tarafı aşağıda görerek o kişi üzerinde hakimiyet kurması ve rahatlaması. Temeline baktığında kıskançlık gibi bazı duygulardan beslenir. Aşağılık kompleksi ve yapamamışlık, yıkmaya çalışmanın en büyük nedenleridir. İnsan kendi yapamadığı için karşısındakini yıkmaya çalışır.
İtibarı yüksek insanlar öyle kolay kolay kimseyi yargılamazlar. "Bir dur bakalım, ne oluyor?" derler. "Bir dur bakalım" sözcüğü çok önemlidir. Önce durumu anlamaya çalışırlar, çok kuvvetli dinlerler ve gözlem yaparlar. Elinde geçerli nedenler, kuvvetli kanıtlar ve veriler olmadan yargılamak sadece tepki vermektir. Boşa bir efor sarf etmek, kendini rahatlatmaktan başka bir şey değil.
İtibarını nasıl yükseltirsin ve itibarını hangi eylemler düşürür, bunları özetlemeye çalıştım.
Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.
