top of page

Kalpten İstersen Olur: İsteklerinin Gerçekleşmesi İçin Altın Kural

44 dakika önce
3 dakikada okunur

Yaşamda hepimizin istekleri var ve isteklerimizin gerçekleşmesini istiyoruz. İstediğimiz her şey gelecekte bir olasılık. Bu olasılıkların gerçekleşme ihtimali sence neye göre değişiyor olabilir? Bunu merak ediyor musun? Kimimiz işini değiştirmek istiyor, kimimiz daha başarılı olmak istiyor, kimimiz daha fazla para istiyor, kimimiz ilişki, aşk istiyor. Peki istemeyi bu kadar çok seviyoruz da doğru bir şekilde isteyebiliyor muyuz; kendimizden, yaşamdan, yaratıcıdan?

Akılla değil, egomuzla, nefsimizle hiç değil; kalpten istediklerimiz gerçekleşmeye başlıyor. Bir büyüğümüzün dediği gibi, kalpten yaptığın her şey sana geri döner. Bugün istemek kavramını, isteklerimizin gerçekleşmesini konuşacağız. Kalpten istediklerimizin gerçekleşme ihtimali artıyor. Peki bunu artıran unsur ne? Bunu ve altın kuralı sana anlatacağım.

Doğru frekansı bulmak ne demek?

Radyo dinlerken uygun frekansı bulamadığında bir cızırtı duyarsın ve yayını alamazsın. Ama uygun frekansı bulduğunda o yayınla senkronize olmaya başlarsın. Konuşmak istediğin insanlar, ilişki kurmak istediğin kişiler, olaylar, yerler de aslında böyle. Durumların, kişilerin frekansıyla ve o frekansla bağ kurmanla, senkronize olmanla alakalı. Bedenimiz, enerjimiz bir frekans seviyor ve yaşamla farklı şekillerde rezonans halinde titreşiyor.

Uygun frekansa girmek ve bu frekansı artırmak sence neye bağlı? Bu frekansı beynimizden mi üretiyoruz, kalbimizden mi? Aslında beynimizden üretiyoruz ama kalbimizden yayıyoruz. Ve kalbimizle yaydığımız frekans çok çok daha yüksek.

Çekim yasası bilimsel mi?

Kuantum ya da çekim yasası bilimsel mi diye bana soracak olursan, değil. Baktığında bunun bilimsel bir dayanağı yok. Ama gözlemlediğimiz ve gerçekten yaşamın içinde bulduğumuz bazı şeyler var. Mesela arkadaşını düşünüyorsun, o anda seni arıyor. Bazen doğru zamanda doğru yerde olduğun oluyor. Telepatik bazı şeyler oluyor. Hatta bazen bir buluş senin zihnine geliyor ama başka bir yerde bir başkasının da aynı anda zihnine geliyor. Enerjisel olarak eş zamanlı buluşmalarımız oluyor.

İsteklerin, hayallerin, ideallerin, arzuların aslında bir olasılıklar kümesi. Gelecekte olan her şey şu anından etkileniyor. Anının içinde hem geçmişini hem geleceğini oluşturuyorsun. Bu kadar birbirine bağlı bir durumdasın aslında. Ben bunu şuna benzetiyorum: İnternete bağlanmak için nasıl Wi-Fi'ını açıyorsan, isteklerine, hedeflerine ve hayallerine ulaşmak için de kalbini açman gerekiyor.

Kalp neden bu kadar önemli?

Yapılan araştırmalarda şu çıkıyor: Kalp sadece kan pompalayan bir organ değil, çok daha büyük vasıfları var. Kalp nakli yapılan kişilerin mizaçlarında ve huylarında değişimler olduğunu belki duymuşsundur. Bunu da kalbin sinir hücresi taşımasına bağlıyorlar. İkinci önemli nokta: Beyinde duyguların oluşma merkezi limbik sistemle alakalı. Kalp de oksitosin gibi bazı hormonların harekete geçmesini sağlıyor. Üçüncü ve en önemli nokta: Kalbimiz beyinden 5000 kat daha yüksek elektromanyetik dalga yayıyor. Beynimiz duyguları üretiyor, kalbimiz ise yayın yapan bir istasyon gibi.

Dolayısıyla kalpten hissetmek, gelecekte arzu ettiğin olasılıkların gerçekleşme ihtimalini artıran en önemli unsur. O enerjinin, o titreşimin yayılımını artıran şey de hissettiğin duygular. Ne kadar güçlü, ne kadar içten hissediyorsan ve ne kadar kuvvetli eyleme geçiyorsan gerçekleşme ihtimali o kadar artar.

Sadece hayal etmek neden yetmez?

Bir zamanlar Secret ile birlikte "Hayal et, düşün, imkansız yoktur, yeter ki iste" gibi söylemler hep çıktı. Baktığında bunların her biri aslında eylemden yoksundu. "Bir gün Ferrari'yi hayal et, 21. gün kapında" gibi şeylerin gerçekleşme ihtimali zor.

Bunu şuna benzetiyorum: Diyelim ki okumak, yazmak, entelektüel olmak istiyorsun. Entelektüel gibi davranmaya çalışıyorsun, gözlük takıyorsun, o ortamlarda takılıyorsun. Ama kendi içini hiç beslemiyorsun. Bununla ilgili kitaplar, derin makaleler okumuyor, eğitimlere, seminerlere katılmıyor, tefekkür edip konuşmalar yapmıyorsun. Bunları yapmadığın müddetçe dışarıdan bir şeyler yapmak o frekansı artırmana pek yardımcı olmaz. Ama demek istediğimi çok iyi anladın.

İstediklerini nasıl istemelisin?

Kalpten istemek çok önemli ve burada da altın bir kural var. Çekim yasası de, kuantum de, ne dersen de; egolardan kendini ayırman ve o kalbin enerjisini saf bir temizlikte titreştirmen için ahlak felsefesinin temel altın kuralı şudur: Kendin için ne istiyorsan başkası için de onu iste. Kendin için istemediğin bir şeyi başkası için de isteme.

Güzel şeyler senin layık olduğun kadar başkalarının da hakkı. O enerjiyi yayamamanın nedenlerinden biri, layık olmadığını, hak etmediğini düşünüyor olman olabilir. Ya da doğru şekilde değil, muhtaçlık psikolojisiyle istiyor olabilirsin.

Bugün kendine hangi soruyu sormalısın?

Bugün lütfen kendinle ilgili şunu düşünmeni istiyorum: Gerçekten kendim için istediğim bir şeyi başkaları için de istiyor muyum? Kendim için istemediğim bir şeyi başkaları için düşünüyor muyum? Bunu bir tefekkür edelim, bir düşünelim. Kalpten istemenin neden önemli olduğunu sanıyorum ki biraz daha idrak ettik.

Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

ERDEM TAŞKINSU
 

Kendini Güncelle markasının kurucusu olan Erdem Taşkınsu, İstanbul Üniversitesi'nde Sosyoloji, Anadolu Üniversitesi'nde ise Sosyal Hizmetler Danışmanı bölümlerinden mezun olmuştur.
Atılım Üniversitesi’ndeki Aile Danışmanlığı programını başarıyla tamamlayan Erdem, önemli isimlere iş ve ilişki danışmanlığı yapmanın yanı sıra, geniş kitlelere yönelik öğretici konuşmalar düzenlemektedir. Atılım Üniversitesinde "Temel Koçluk ve  Mentorlük " dersleri vermiştir. 

YouTube/@erdemtaskinsu kanalındaki videoları 43 milyondan fazla izlenmiş olup, Milliyet gazetesinde ilişkiler ve kişisel gelişim üzerine yazıları yayımlanmaktadır.

ERDEM HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ 
 

Ofis :

0 505 260 95 96

Takip

  • Instagram
  • Youtube
  • Facebook
  • X
  • TikTok
  • LinkedIn

Email 

bottom of page