top of page

Pasif Agresif İnsanlar: Gizlice Tersleyen, Laf Çarpanlarla Nasıl Anlaşılır?

1 saat önce
5 dakikada okunur

Sen de pasif agresif tutumlar geliştiriyor olabilirsin. Zor ve stresli günlerden geçiyoruz. Böyle durumlarda önce kendimizi nasıl anlayabiliriz, karşımızdaki biri pasif agresif bir tutum sergilerse onunla nasıl baş edip anlaşabiliriz? Pasif agresif kişiyi tanımanın 6 adımını söyleyeceğim. Daha önemlisi, bu tutumu sen sergiliyor musun, bir bak bakalım kendine. Varsa bunu nasıl çözebilirsin, karşındakinde varsa onunla nasıl daha iyi anlaşabilirsin, bunlardan bahsedeceğim.

Pasif agresif davranış nasıl ortaya çıkar?

Pasif agresif insanlar aşırı uzlaşmacı oldukları için karşı tarafla çatışmayı çok istemiyorlar. O anda gerçek duygularını, düşüncelerini, ihtiyaçlarını söylemek yerine bunları gizlemek, saklamak konusunda çok başarılılar. Kendi benliklerini bastırıp karşı tarafa aşırı uyum gösterdikleri için bu daha sonra pasif eylemler olarak ortaya çıkıyor. Bu eylemler sözlü ya da sözsüz olabilir, beden dilinde olabilir, bir şeyi yapmak ya da yapmamak şeklinde gerçekleşebilir.

Buradaki uyum bir yetkinlikten ziyade pasif bir itaatkarlık, kişinin kendi benini bastırması. İki kelimeyle özetlersek: bastırılmış benlik. O bastırılan benlik bir anda pasif bir şekilde çıkmaya çalışıyor. Ne kadar bastırdıysa tepkisi de o kadar fazla oluyor. Mesela nişan döneminde yaşanan olaylarda bastırılan şeyler evlilikten çok sonra bile çıkabiliyor. Bir zamanlar internette "Ne oluyorsa içine atmaktan oluyor" diye klişeleşmiş postlar vardı. Gerçekten de bazı durumlar ve duygular içine atmaktan gerçekleşiyor.

Pasif agresif biri nasıl tanınır?

Birincisi, bu kişiler fedakar insanlardır ve fedakarlıklarının bir beklentisi vardır. Bu beklentiyi alamadıklarında agresifleşir, saldırgan olurlar. Çok alıngan ve hassas tiplerdir. Fedakarlıklarının kökeninde, kendilerine rağmen yaranmak, kendini sevdirmek ve o anda aşırı uyum göstermek vardır. Kendine bir bak: Bir başkasını mutlu etmek, kendini beğendirmek için kendi benliğini bastırıp istemediğin bir şeye evet derken buluyor musun kendini? Bastırdığın her şey daha sonra çıkmaya başlıyor.

İkincisi, sen bir şey istediğinde, kendi istekleri ve duyguları başka olsa bile sana evet dedikleri için daha sonra destek vermeyebilir, geri çekilebilir ya da istedikleri gibi olmadığı için seni suçlayabilirler.

Üçüncüsü, suçlamayı severler. İş dünyasında bu çok vardır. Bir şeyi bir yere söylemesi gerekiyordur, çok kritiktir, sana da söylemesi gerekiyordur ama söylememiştir. Hatasını da kabul etmez. Daha önce mail attığını ama geri dönüş olmadığını, sen ona doğrusunu söyleseydin doğrusunu yapabileceğini ima eder. Yanlış yapsa bile nedeninin sen olduğunu söyleyip suçu sana atabilir.

Dördüncüsü, o sırada kendi bireyselliklerini bastırdıkları, fikirlerini ve düşüncelerini beyan etmedikleri için daha sonra hayatlarında bir şey ters gittiğinde yine kabahatli sen olursun.

Beşincisi, inatçıdırlar. O kadar inatçıdırlar ki seni sinirlendirmek için kasten, inadına bir şeyi yapar ya da yapmazlar.

Altıncısı özellikle iş yerinde ya da belli mesleklerde çok olur. Kendileri yerine başkalarını övdüğünde o kişilerin eksik noktalarını çıkarıp onları aşağı çekmeye çalışırlar. Eleştiriye çok gelemeyebilirler ve kendileri varken bir başkasının övülmesini kolay kabul edemezler.

Temelde, geçmişlerine baktığımızda pasif agresiflerin çocuklukta korktukları için duygularını ve düşüncelerini özgürce ifade edemedikleri görülüyor. Bu bilgiyi bilmek onlarla anlaşmak için önemli. Sen de kendine bak, senin geçmişinde böyle bir şey olabilir mi?

Aşırı kibarlık neden bir uyarı işaretidir?

Pasif agresiflerde her zaman altını çizeceğim bir nokta var: Bu insanlar aşırı kibardır ve başlangıçta çok uyumludur. Ben hayatın içinde aşırı uyumlu, çok itaatkar, "Efendim, evet efendim, saygıdeğer arkadaşım" diyen kişilerde hep altına bir bakarım: Acaba böyle bir tutum olabilir mi? Sende de aşırı bir kibarlık, aşırı bir uyum gösterme çabası varsa oraya bir soru işareti koy: Sonrasında agresif tepkiler veriyor muyum?

Aslında temel mesele ne biliyor musun? İnsanın kendisi olamaması. Kendi benini ne kadar bastırırsan böyle bir tutum o kadar gelişebilir. Karşındaki kişi de kendisi olamıyor demektir.

Pasif agresif tutum sende varsa ne yapabilirsin?

Birincisi, sınır çizmeyi öğrenmen gerekiyor. Sınır çizemediğinde kendi benin işgal edilmiş olur ve onu bastırırsın. Nerede hayır, nerede evet diyeceğine kendi duygularını samimi bir şekilde dinleyerek karar verebilirsin. Sınır çizmek, alanını korumak ilk önemli maddelerden biri.

İkincisi, kendi duygu ve düşüncelerini fark et. Bir başkasının isteği, teklifi gerçekten senin de istediğin bir şey mi? Kendine rağmen mi evet diyorsun, kendi benini bastırarak mı, yoksa gerçekten istediğin için, kendinle birlikte mi? Bu ayrım çok önemli ve kendine bunu sorman farkındalık istiyor.

Üçüncüsü, duygularını anda ifade etmeyi alışkanlık haline getir. Sonraya bırakma. Ama anda ifade etmek aklına geleni kabaca söylemek anlamına gelmiyor. Önemli olan duygularını hissetmek ve onları sağlıklı, güvenli bir şekilde ifade edebilmek. Sert ve dominant bir şekilde ifade etmek zorunda değilsin.

Dördüncüsü, kibar olmak bir erdemdir ama aşırı kibar olmaya başladığında duygularını içine atıyor olabilirsin. Kibarlığı duygularını ifade etmek için bir araç olarak kullan, kendine rağmen bastırmak için değil.

Ben senin yerinde olsam, pasif agresif davranışlar gösteriyorsan bu dört maddeyi yazıp her gün okurdum. Hatta bunları olumlamaya çevirebilirsin. Tabii kişiye özgü durumlarda bilinçaltı dinamiklerinin de çözülmesi lazım.

Karşındaki pasif agresifse nasıl davranmalısın?

Pasif agresifler, hiç alakası olmadan senin hal ve hareketlerinden kendi kendilerine zihin okuması yapabilirler. Bu müneccim oldukları için değil, tamamen kendi çarpıtmaları ve yanılgılarından kaynaklanır. Bu yüzden onlara duygularını ve anlatacağın şeyi olabildiğince net ve açık ifade etmen çok önemli. Özellikle iş hayatında, yoruma açık bıraktığın her şey onlar için bir bahane, bir mazeret olabilir. Olabildiğince detaylı, net ve tartışmasız açıklamalar yapmak onlarla anlaşabilmek için önemli.

Pasif agresiflere yapılabilecek en kötü şey onları suçlamak. "Bak bu olmadı, yapamıyorsun, hep aynısını yapıyorsun, keşke şöyle yapmış olsaydın." Bu ifadeler tam da onların kaçmak için manevra geliştirecekleri, bahane bulacakları noktalardır. "Bana söylemediler, ben söyledim geri dönmediler, ben sana daha önce söylemiştim sen okumadın" gibi hep çıkışlar yapacaklardır. Özel ilişkilerinde de öyle. Suçlamak yerine "Bu durum karşısında böyle davranmanı beklerdim" demen çok önemli.

Pasif agresiflere sert çıkışlar gösterme. Seni sinirlendirebilirler ama sert ve dominant çıkışlar durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir. Onların egolarını okşayarak, tasdik edip onaylayarak, daha yumuşak bir şekilde durumu ifade etmen çok daha önemli.

Pasif agresif birine neden şefkatle bakmalı?

Pasif agresif tipler derken "Uzaklaş, aman yanında olma, aman hayatına alma" bakış açısıyla bakmıyoruz. Anlayış ve şefkat odaklı bakacağız. Çünkü onda gördüğün şeyler aslında senin aynan olabilir. Olabilir diyoruz, olur demiyoruz.

O kişi hiçbir zaman bir anda öyle olmadı. Çocukluğunda ya da geçmişinde güvene değil korkuya dayalı bir tema olmuş olabilir. Fikrini, duygularını ifade edemediği, baskı altında olduğu anlar yaşamış ve pasif agresif ifade etme tarzını öğrenmiş olabilir. Bu onun ilişkide ve iletişimde öğrendiği ilişki şekli. Yanlış bir ilişki şekli ama yaşadığı deneyimler yüzünden onu doğru olarak kodlamış olabilir.

Karşı tarafın korku temelli davrandığını bildiğinde bu senin iletişiminde esneklik sağlar, seni sıkıştırmaz. Çünkü karşı tarafa empati göstermiş oluyorsun. Empatiye en çok ihtiyacımız olan nokta bu. Ama buradaki denge de çok önemli. Söylediğin her cümle onun içindeki o korkan çocuğa gidecektir. O korkan çocuğa eleştirel, kınayıcı, aşağılayıcı değil; onaylayıcı, destekleyici, yanında olduğun bir ilişkiyi seçip yönlendirmelerini de ona göre yaparsan bu kişilerle ilişki kurma şansın çok daha artar. Bence bu çok kilit bir strateji. Bunlar pozitif psikoterapi eğitiminde aldığım bazı bilgiler, sıradan kişisel gelişim kitaplarında bulamayacağın şeyler.

İnsan ilişkilerinde en çok ihtiyacımız olan şey anlayış. Bu bilgileri hem kendimiz hem karşımızdaki kişiler için bilmemiz gerekiyor.

Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

ERDEM TAŞKINSU
 

Kendini Güncelle markasının kurucusu olan Erdem Taşkınsu, İstanbul Üniversitesi'nde Sosyoloji, Anadolu Üniversitesi'nde ise Sosyal Hizmetler Danışmanı bölümlerinden mezun olmuştur.
Atılım Üniversitesi’ndeki Aile Danışmanlığı programını başarıyla tamamlayan Erdem, önemli isimlere iş ve ilişki danışmanlığı yapmanın yanı sıra, geniş kitlelere yönelik öğretici konuşmalar düzenlemektedir. Atılım Üniversitesinde "Temel Koçluk ve  Mentorlük " dersleri vermiştir. 

YouTube/@erdemtaskinsu kanalındaki videoları 43 milyondan fazla izlenmiş olup, Milliyet gazetesinde ilişkiler ve kişisel gelişim üzerine yazıları yayımlanmaktadır.

ERDEM HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ 
 

Ofis :

0 505 260 95 96

Takip

  • Instagram
  • Youtube
  • Facebook
  • X
  • TikTok
  • LinkedIn

Email 

bottom of page