İnsanların Gerçek Yüzünü 3 Bakış ile Tanı
Nasıl insan sarrafı olursun? Bir insana baktığında o insanı hızlı bir şekilde nasıl tanırsın? O kişiyle dost olabilir misin? O kişiyle arkadaş olabilir misin? Ya da o kişiden sana kötülük gelme ihtimali nedir? Hani hep derler ya, dost kazığı. "Ondan bunu hiç beklemezdim. Nasıl da böyle yaptı? Nasıl da sinsi sinsi yüzüme böyle davranmış?" Sonra yaptıkları karşısında hayal kırıklığına uğrarsın. Bu hayal kırıklığına düşmeden bunu öngörebilirsin. Seni düşürecek o tuzağı düşmeden görebilirsin.
İnsanlarla neden bir takip mesafesi olmalı?
Bazı insanlarla aranda bir takip mesafesi olması gerekir. Nasıl ki arabalarda belli bir mesafe vardır ve o takip mesafesini kaybettiğinde, frene bastığında çarpma tehlikesi yaşarsın, insanlarla da öyle bir mesafe olur. Bazen koşullar değiştiğinde, bazen hayır dediğinde, bazen çıkarlar çatıştığında bir takip mesafesi olması gerekiyor. Kaza yapmamak için, çarpışmamak için. Takip mesafesi olması gereken insanlar kimlerdir? Hatta mümkünse yolu değiştirmen gereken durumlar nelerdir? Bunlardan bahsedelim.
NLP eğitimlerinde anlatmayı çok sevdiğim düşünce kalıplarından birini anlatacağım: dürtü kalıbı. İnsan analizinde çok başarılı bir yöntemdir. Burada üç kalıp var.
Güç odaklı insanlar nasıl tanınır?
Birinci kalıp şu: Bazı insanlar güç kalıbında oluyor, güç odaklı oluyor. Güç kalıbında olan insanlar kontrol etmeyi, yönetmeyi, bir kişiye ya da topluma liderlik yapmayı seviyor. Dolayısıyla liderler aslında güç kalıbından çıkar. Ama burada başka bir kavram da var: Gücü nasıl kullanıyor? Hangi amaçla, nasıl bir niyetle kullanıyor? Gücün karanlık tarafında mı, yoksa aydınlık tarafında mı?
Güç kalıbında olanlar için hakimiyet ve boyun eğdirme konusu çok önemlidir. Çünkü hakimiyetten, boyun eğdirmekten, kontrol etmekten beslenirler. Bu insanların nasıl hamleler yaptığını bilmen, bu kişileri daha iyi görmeni sağlar. Bir kere güç kalıbında olan kişiler manipülatif olurlar. Daha fazla statü, daha fazla çevre, daha fazla para, daha fazla şan şöhret isterler. Ama kötü tarafta olanlar bunu kendi çıkarları için ister. İyi tarafta olanlar ise bunu toplum için kullanır. Onların belli bir misyonu ve vizyonu vardır, amaçları topluma katkıdır.
Güç odaklı bu grup güç oyunlarını, manipülasyonları yapmayı çok sever. Çünkü bundan beslenir. Özellikle gücün karanlık tarafını seçenler kendi çıkarlarını maksimize etmek, karşı tarafı kullanmak için çeşitli manipülatif hileler yaparlar.
Güç odaklıların dili neden iğneleyicidir?
Dikkat et, güç odaklılarda şu vardır: Kendilerini ön planda tutarlar ve sen fark etmeden arka planda kalırsın. Bunu o kadar ustalıkla yaparlar ki... Manipülatif, sarkastik bir dilleri vardır. Yani sözcüklerle çok iyi oyun oynayan bir dilleri vardır. Bunu öngöremezsen onların oyunlarına ve çıkarlarına alet olmuş olursun. Alaycı bir dilleri vardır. Mizah, gülmek ayrı bir konu. Ama onlarınki aslında üstünlük kurmak, senin üzerinde güç ve hakimiyet kurmak için kullandıkları iğneleyici, sarkastik, alaycı bir dil. Bunu fark etmek önemli.
Güç odaklı biriyle karşılaştığında, aslında esas hedefi seninle iyi muhabbet kurmak, yakın ilişki kurmak değildir. Arka planda seni kullanmaya meyleden manipülatif hileler vardır.
Seni kullanmak isteyen biri nasıl yaklaşır?
Bununla ilgili yıllar önce çalıştığım bir şirket vardı. Daha önceden tanıştığımız bir kişi şirkete yeni başlamıştı. Bu kişi bir şekilde benimle arasını daha iyi yapmak, beni manipüle etmek için çeşitli hamleler yapıyordu. Bir keresinde bir toplantıda samimi gibi görünen eski bir resmimizi bana gönderdi ve dedi ki: "Ne günlerdi, ne güzeldi o günler, değil mi?" Benimle aslında yakın bir ilişki kurmaya çalıştı. O şirkette çalıştığımız dönemde de ekipte bizim yaptığımız başarıları, kendisi çalışmadığı halde "Nasıl başardık, işte bizim başarımız" diye kendi üzerine alırdı. Şirketlerin içinde hep böyleleri vardır. Bu kişiler aslında sendeki potansiyeli, sende olanı isterler ve bunun için yakınmış gibi davranıp manipülatif davranırlar.
Sinsi olanla kızgın olan arasındaki fark ne?
Güç odaklıları kendi içinde sakin olanlar ve kızgın olanlar diye ikiye ayırabiliriz. Sakin olanlar sinsi olanlardır. Çok sakin görünürler. Bazı psikoterapistler mesela bunu yapabilir ama psikoterapistler gücün iyi tarafındadır. Mesela danışanı çok kötü durumdadır, bazı şeylere meyletmiştir ve o anda kararını değiştirmesi gerekiyordur. Terapist bunu bilinçli olarak, onun için yararlı bir şey yapmak için yapar. İşte bu, gücün iyi tarafında olmaktır.
Ama bazı insanlar çok stratejiktir. Bazı yalanlara, göz boyamalara, hatta seni bağımlı bırakmalara, seni karşılık vermek zorunda bırakacak hilelere başvururlar. Bunları fark etmen gerekiyor. İşin özü, güç odaklılar seni bir şekilde kontrol etmeye çalışıyor.
Güç odaklıların kızgın olanları ise tepkiseldir. Çok akıllı ve stratejik olmadıkları için içgüdüsel davranırlar. Biraz kabadırlar. Psikolojik değil, daha saldırgandırlar. Fiziksel saldırılarda bile bulunabilirler. Bakışlarıyla belli ederler ya da sert imajlar çizmeye çalışırlar. Bunların da karanlık tarafta olanları ve aydınlık tarafta olanları vardır. Ama esas mesele, dediğim gibi, karanlık tarafta olan bu kişileri görmen.
Sevgi ve ilgi odaklı insanlar nasıldır?
İkinci kalıp ilgi ve sevgi kalıbı. Bu kişiler kabul edilmek, bir aidiyet hissetmek için harekete geçerler. Sevgi ve ilgi kalıbında olanlar için bir insan ya ona kötü hissettirdiği için kötüdür ya da iyi hissettirdiği için iyidir. Yani ondan iyi elektrik alıyorsa onu iyi tarafa koyar. Kötü elektrik alıyorsa ondan uzak durmaya çalışır, çünkü onda kötü bir enerji hissediyordur.
Sevgi kalıbında olan insanlar aslında yakın olmak, dostluk kurmak isteyeceğin kişilerdir. Karşılıklı anlayışı, dostluğu, çıkarsız bir ilişkiyi ya da ikinizin de kazanabileceği bir ilişkiyi hep seçerler. Burada sahtelik yok, tamamen samimiyet temelli bir dostluk vardır. Güç odaklılar insanları ast, üst ya da nötr diye sınıflandırır. Sevgi ve ilgi odaklılar ise "Bana kötü geliyor, kötü biri" ya da "Bana iyi geliyor, iyi biri" diye sınıflandırır.
Bu kişiler de kendi içinde ikiye ayrılır: masum olanlar ve iş birlikçi olanlar. Masum olanlar çıkarsızca sevmeyi, bir şeyi karşılık beklemeden yapmayı seçen insanlardır. Onlarla dostluk kurduğunda seni manipüle etmezler. "Şunu benim için yap" ya da "Benim için şöyle bir şey yapar mısın?" diye seni manipüle etmeye çalışmazlar. Senden bir şey istediklerinde sadece isterler, bunun için hilelere başvurmazlar. Sadece yapmanı umut ederler. Yapmazsan da koşulsuz bir şekilde sevmeye devam ederler.
İş birlikçi olan taraf ise işlerini senin de kazanacağın, kendisinin de kazanacağı, sana da kendine de zarar vermeden iş birliği içinde yürütmek ister. İlişkiyi tehdit eden olumsuz durumların önünü kesmeye çalışırlar.
Eğer sen sevgi ve ilgi odaklıysan, zayıf noktan masum tarafta kalmandır. Masum taraf, güç odaklıların kötü hamlelerini, manipülatif hilelerini göremeyebilir. İşte o yüzden bunu bilmek çok önemli.
Başarı odaklılarla dost olmak neden seni ileri taşır?
Üçüncüsü de başarı odaklılar. Başarı odaklılar da güç odaklılar gibi rekabeti sever ama hakimiyet kurmak, yenmek için değil. Onların amacı hedeftir, sonuçtur. Mükemmele ulaşmak, bir şeyleri daha iyi yapmak isterler. Başarı odaklılar tamamen görevlerine odaklıdır. Dertleri bir işi daha iyi yapmak, daha fazla skora ulaşmak, başarılı olmaktır. Ast üst ile ilgilenmekten çok kim daha başarılı, kim daha başarısız bununla ilgilenirler.
Başarı odaklılarla dostluk kurman seni aslında daha ileriye taşır. Bak, uzak duracağın tipler güç odaklılardır, seni manipüle etmeye çalışan tiplerdir. Başarı odaklılar için bir insana boyun eğdirmek, hakimiyet kurmak değil, kendi hedefleri için kazanmak önemlidir. Başka bir insanı idare etmek, yönetmek ya da manipülatif hilelerle birini kullanıp çıkar sağlamak başarı odaklıların tarzı değildir. Bunu daha çok güç odaklılar yapar.
Bunları bilmek, hayatın içinde kimin başarı odaklı, kimin güç odaklı olduğunu daha iyi analiz etmeni sağlayacak. Belki ben bunları söylerken arkadaşların ya da tanıdıkların gözünün önünden geçmeye başladı.
Dost kazığı kimlerin başına gelir?
Güç odaklıların çevresinde, eğer yeterince güçlülerse, yine güç odaklılar vardır. Güçlü olduğu için onun peşindedirler. Güç odaklı gücünü kaybettiğinde o gemiyi ilk terk edecek olanlar, onun güç odaklı arkadaşları olur. Bu samimi bir arkadaşlık üzerine kurulu değildir, hep çıkarın maksimize edilmesi üzerine kuruludur. Çıkarı maksimize eden ilişkiler de dediğim gibi güç odaklıların tarzıdır.
Senin sıralaman ne? Güç odaklıysan, gücün iyi tarafında mısın, kötü tarafında mı? İlgi odaklı mısın, başarı odaklı mı? Sana kendimden örnek vereyim. Ben birinci olarak sevgi ve ilgi kalıbındayım. İkinci olarak başarı. Üçüncü olarak da gücün iyi tarafında olmayı seçiyorum. Eğer bir güç ve potansiyel varsa, kimseye boyun eğdirmek ya da hakimiyet kurmak için değil, kimsenin zarar görmediği, bütünün yararını gözeten bir güç tarafında olmayı hep seçiyorum.
Birinci sırada güç odaklı da olabilirsin. Makbul olan, beyaz tarafta olmaktır. Ama dikkat et: Karanlık tarafta olunca dostluklar da sahte olur, arkadaşlıklar da. O dost kazıkları, arkadaş kazıkları hep güç odaklılarla arkadaşlık kurmuş, onlarla sahte, menfaat odaklı ilişkiler geliştirmiş kişilerin başına gelir. Çevrende güç odaklı ve bunu kötü niyetle kullanan biri ilk sıradaysa hemen oradan uzaklaş.
Bunu kapattıktan sonra aklında ne kalsın diye bana soracak olursan, güç odaklıların özellikleri kalsın isterim.
Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.
