top of page

Kaçıngan Bağlanan Korkuyor mu, İstemiyor mu? Tek Cümlelik Test

3 gün önce
6 dakikada okunur

İlişkiler bütün dengemizi altüst ediyor arkadaşlar. Sizi en çok altüst eden şeylerden biri de kaçıngan tipler. Şurada bir ikileme düşüyorsunuz: Bu kişi kaçıngan mı, yoksa beni istemiyor mu? İlişkinin başında belli eder mi? İlişki başladığında nasıl anlarsın? Yoksa bu işe hiç girişmemeli misin? Bugün gündemimiz bu.

Bir de şu var aslında: Birisi sana net davranıyorsa bu soruyu zaten sormazsın. Ne demek istediğimi sonunda bağlayacağım. Baştan netleştireyim, bu bir geri kazanma yazısı değil. Bu, belirsizliğin içinde kendini kaybetmeden en iyi hamleyi yapma yazısı. Bakalım karşındaki kaçıngan mı, seni gerçekten istemiyor mu, yoksa istiyor mu?

Kaçıngan biri ilk buluşmada belli olur mu?

İlişkilerle ilgili bir ezberimiz var: Kaçıngan insan soğuktur, mesafelidir, ilk buluşmada belli olur. Hemen uzaklaştı, seni ghostladı, demek ki kaçıngan. Çoğu zaman tam tersi olabilir. Kaçıngan biri aksine ilk buluşmada harika bir izlenim bırakır. Sohbet akar. Adam ya da kadın seni zaten çok etkilemiştir. Birlikteyken her şey harikuladedir.

Sorun nerede başlıyor biliyor musunuz? Kaçıngan biri için duygusal bir ilişki, derinlik, yüzme bilmeyen birinin denize girmesi gibi. Sığ suda gayet rahat. Şakalaşır, güler, eğlendirir, her şey yolunda. Ama ayağı yere değmediği anda, sohbeti bir adım derine çektiğinizde paniklemeye başlar. Buluştuğunuzda her şey sıcacık, akşam sanki bir kapı kapanıyor. Çünkü yakınlık ona iki şeyi aynı anda hissettiriyor: çekim ve tehdit. Bir taraftan da seni karizmasıyla, dişil ya da eril enerjisiyle etkilemek ister. Bunu iyi anlayın. Kaçıngan biri çok iyi parlar, ilginçtir, iz bırakır. Ama onu gerçekten tanıyacağınız kapıyı aralamaz.

Size çok yakınımdan bir örnek vereyim. Bir arkadaşım bir kıza aşık olmuştu. "Gündüz mükemmeliz, harikuladeyiz" diyordu. "Beraberken gülüyoruz, eğleniyoruz, ama akşam olunca sanki başka biri oluyor." En tipik gösterge bu. Uzak, bir gün sonra yine yakın. Çoğumuzun yapacağı şeyi yaptı, ilişkiyi netleştirecek adımlar atmaya başladı. Planlar yaptı. Her adımda biraz daha yaklaşmaya çalıştıkça kız biraz daha ketumlaştı. Bir gün bana "Ben mi yanlış bir şey yapıyorum, bende mi bir problem var?" diye sordu. Ona şunu söyledim: "Sen yanlış bir şey yapmıyorsun. Ama bunu yapmaya devam edersen bu kız senden zaten ayrılacak. Sen onu derin suya çağırıyorsun ama o yüzme bilmiyor. Ne kadar 'Gel gel' dersen o kadar kıyıya kaçacak."

Evlenmek isteyen, "Ne zaman evleneceğiz, bunu netleştirelim" diyen erkeklerin olmadığını sanıyorsunuz. Belki size hiç denk gelmemiştir ama az da olsa böyle adamlar var. "Biz neyiz, nereye gidiyoruz?" dediğinde kız daha çok kaçmaya başlıyor.

Kaçıngan neden yaklaşınca uzaklaşır?

Bu sinyaller ilişki öncesinde zaten gelir. Ama diyelim ki ite kaka ilişkiniz başladı. Birkaç ay geçti ve merak ediyorsun: "Bu iş böyle mi gidecek?" Sen de bu durumdan rahatsızsın. Bu insanlar sadık da olabilir, flörtöz de.

Görüşmelerde şu metaforu vermeyi severim. Soğuk bir gece düşünün. Kirpiler ısınmak için birbirlerine sokulur. Yaklaştıkça dikenleri batar, acıyla birbirlerinden uzaklaşırlar. Üşüyünce tekrar yakınlaşırlar. Sonunda tam ısındıkları, güvende oldukları bir mesafede dururlar. Kaçıngan biriyle ilişkide olmak budur. O sizden nefret ettiği için, sevmediği için, ilişki istemediği için uzaklaşmıyor. Dikenler batmaya başlıyor, yapısı böyle. Bu cümleyi aklınızda tutun, birazdan lazım olacak.

Kaçıngan mı, manipülasyoncu mu?

Çünkü şunu çok karıştırıyorsunuz. Bir adam ya da kadın sana başta çok güzel sevgi cümleleriyle geldi, çok ilgi gösterdi, sonra bir hafta yok. Bu kaçıngan mı, yoksa manipülasyoncu mu? Ghosting mi yapıyor, love bombing mi? Bunları kaçıngan sanmayın. Kaçıngan kendini ilişkinin içinde şu belirtilerle gösterir.

Bir: Kaçınganlarda sıcak soğuk döngüsünü yaşarsın ama kaçıngan hep ilişkidedir. Seninle temas halinde kalmak ister, gözü senin üzerindedir. Dikkat ederseniz geri çekilmeler hep derin suya girdiklerinde başlıyor, çünkü diken tam orada batıyor. Şunu da bil, bu döngü seninle başlamadı. Daha önceki ilişkilerinde de vardı. Bazı arkadaşlar kişilik bozukluğu falan diyor, bu bir karakter kusuru değil. Bu bir bağlanma biçimi.

Ya iyi de ne yapacağız? Bir belirsizlik varsa aradığın bir cevap var ve sen bu cevabı bulmak için buradasın. Cevabı söyleyeceğim, merak etmeyin. Ama kabul edebilecek misin bilmiyorum. Bağlanma biçimleri kader değil, değişebilir. Karşındakinin farkındalığını gözlemle. Gelişime, değişime yatkın biri mi? Kadınlar değişime daha yatkın, çünkü beyinleri ilişki odaklı. Ama onu değiştirmek senin işin değil. Önemli olan onun isteği.

İki: Seni hayatının tam ortasına almaz. Hep bir dışarıdasın, bu sahada değilsin.

Üç: İletişiminiz hep yüzeydedir. "Nasılsın?" "İyiyim." "Ne hissediyorsun?" Kısa geçer. Çünkü kendi duygularını anlatamazlar. Bunu iyi anlayın, sana inat yapmıyor, yapamıyor. Yapmıyorla yapamıyor arasında çok fark var. Ve çok hızlı kapanırlar. Bir şeyi eleştirdiğinde, depresif olduğunda, morali bozuk olduğunda hızlı kapanır. Nasıl kapandığına bakın, bu sonraki bölümde lazım olacak. O sırada üzerine alma, bazen seninle hiç ilgisi olmayabilir.

Birçok kişi "Ona daha çok yakınlaşırsam, ilişkide daha çok fedakarlık yaparsam bu iş daha güzel olur" kafasına gidebiliyor. Siz yaklaştıkça o uzaklaşacak. İlk bir iki ay güzeldir, sonra siz fazlasını istedikçe o size daha azını vermeye başlar. Bu durumda yapacağınız şey daha çok yakınlaşmak, daha çok sevgi göstermek değil. Yularını bırakmak, serbest bırakmak. Çünkü yakınlaştıkça o diken batacak.

Neden bu kadar dedektiflik yapıyorsun?

Şimdi kamerayı sana çeviriyorum arkadaşım. Bir saniye durun, çünkü size bir soru soracağım ve bu soru buraya kadar anlattığım her şeyden önemli. Bunca zamandır onu çözmeye çalışıyorsun. Kaçıngan mı? Hoşlanıyor mu? İlgisiz mi? İstemiyor mu? Korkuyor mu? Oynuyor mu? Mesajları tekrar tekrar okuyorsun. Belki arkadaşlarına "Böyle dedi" diye ekran görüntüsü gönderiyorsun. Belki gece uykun kaçıyor, bakıyorsun, stalklıyorsun.

Peki şu soruyu soruyor musun: "Ben neden böyle bir dedektiflik yapıyorum? Neden bu işin bu kadar peşine düştüm?" Bir insan sana net davrandığında bu kadar kasmazsın. Bu kadar uğraşmanın nedeni belirsizlik. Karşındaki kaçıngan da olsa belirsiz, tamam. Ama o belirsizliğin peşinden bu kadar koşman seninle ilgili. Kaçanı çözmeye çalışırken kovalayanın neden kovaladığını hep atlıyorsunuz. Bunu bir cebinize koyun, sonunda çıkartacağım.

Her kaçıngan aynı mıdır?

Şimdi kritik bir ayrıma geliyoruz. Birçok yerde belirtilmeyen şey bu. Kaçıngan tek tip değildir. İkisini karıştırdığınız anda farkındalığınız isabet etmez.

Bir kayıtsız kaçınganlar var. Yakınlıktan gerçekten rahatsızlar ama seni kaybetmek onları sarsmaz. Geri dönerse özlediğinden değil, kendi ritmi öyle gerektirdiği için döner. Kirpi metaforuyla söylersek, üşümeyi pek dert etmiyor. Tek başına da idare ediyor, çok da sallamıyor.

Diyeceksin ki ghostlayan birini, love bombing'le geleni nasıl ayırabiliriz? Neredeyse ayırt edilemez, birbirlerine çok yakınlar. Başta söylediğimi hatırlıyor musunuz? İkisinin ortak noktası belirsizlik.

İkinci tip korkulu, yani kaygılı kaçınganlar. Onlar da kaçar ama seni kaybetmekten de korkar. Kirpi üşür ve tekrar geri gelir. Hem ister hem korkar. Isınmak isteyen, diken batınca panikleyen, tekrar geri gelen kirpi bu.

Korkan kaçınganı ilgisizden ne ayırır?

Bu ayrım neden önemli biliyor musunuz? Çünkü buraya kadar anlattıklarım ve söyleyeceğim üç işaret en net ikinci tipte, kaygılı kaçınganlarda çalışıyor.

Birincisi, kaygılı kaçıngan ne kadar mesafeli olursa olsun yakın dönemlerinde seni gerçekten merak eder. Hayatına dair sorular sorar, seninle ilgili gelişmeleri merak eder. Yüzme bilmeyen ama kıyıdan seni izleyen biri gibi. Derin suya giremiyor ama gözü sende. Manipüle eden, ghostlayan biri seni merak etmez. Kendi menfaatleri için tekrar gelir.

İkincisi, ilgisiz biri kıyıyı terk etmiştir. Manipülasyoncular zaten kıyıyı terk etmiştir. Onlarda temas yoktur. Ghosting yapanlarda, yedekte tutmak isteyenlerde, takılmaca yaşamak isteyenlerde de öyle. Kaçıngan ise kendi içi yatışınca, kendini güvende hissettiği zaman tekrar döner.

Üçüncüsü, manipülasyoncu onarmaya çalışmaz. Kaçıngan ilişkide beceriksiz olsa da bir şekilde onarma çabası gösterir, bağa yatırım yapmaya devam eder. Ghosting yapan hiçbir hesap vermez.

Manipülasyoncular korkulu kaçınganlara değil ama kayıtsız kaçınganlara çok benziyor. Kayıtsız kaçınganlar çoğu zaman senden bir şey koparmaya gelmezler. Mesafeli ama tutarlıdırlar. Sömürü için gelmezler ama yokluğun onlarda bir şey oluşturmaz. Böyle birine ilişkide ihtiyacın var mı? Oraya geleceğiz.

Kaçıngan biriyle nasıl davranmalısın?

Hem yorumlarınızdan hem görüşmelerimden gördüğüm şu: Kaçınganı yanında tutmaya, geri kazanmaya, tamir etmeye çalışırken belirsizlik içinde, karşındakinin haberi bile olmayan hayallerle kendini kaybediyorsun. Şu perspektifler bu tarz ilişkilerde yönünü bulmanı sağlayacak.

Bir, onun geri çekilmesini sen de çekilerek cezalandırmayın. Aynalama gibi taktikler bu insanlarda işlemez, güvensizliğini onaylarsınız. Ama peşinden de koşmayın, dikeni batırırsınız. Sakin, tutarlı, tetiklemeyen bir duruş kaçıngan birine verebileceğin en güçlü mesajdır.

İki, bu insanları bir anda derin suya çekmeyin. Bir arkadaşım ilk iki üç ayda meseleyi "Ne zaman evleneceğiz?" noktasına getirmişti. Karşındaki böyle biriyse bu, onun için direkt derin sudur, hemen kaçar. Küçük adımlarla ilerlemek çok önemli.

Ve en önemlisi, kaçıngan birine kapılmamızın özündeki neden nedir biliyor musun? Kendi içimizdeki değersizlik duygusu. Kendi özüne değer veren biri, ondan kaçan birinin peşinde belirsizlik içinde kendini derbeder bir hale sokmaz. Marilyn Monroe'nun bir sözü var: "Belirsizlik ilişkisizliktir. Kendime belirsiz bir ilişkide olmamayı öğrettim." O kadın bile bunu o kadar ilişkiden sonra öğrenmiş. Ulaşılmaz olan neden çekici geliyor? Çünkü tanıdık geliyor arkadaşım. Seni çeken şey çoğu zaman sevgi değil, çözülmemiş bir tanışıklık.

Netlik istediğinde ne oluyor?

Başta söylediğim belirsizliğe geldik. Bu işin sonunda ondan netlik istemelisiniz ve netlik istediğinizde ne olduğunu gözlemlemelisiniz. Her şeye rağmen sevgisi kazanan biri sana o netliği vermek için gayret gösterecektir.

Sakin bir anda, suçlamadan, yargılamadan, sesinizi yükseltmeden oturun ve şunu sorun: "Ben bu ilişkide nerede duruyorum? Senin için ne anlam ifade ediyorum?" Verdiği cevaba değil, hareketlerine, tepkilerine bakın. Kaçıngan biri bocalar, telaşlanır, muğlak konuşur. Belki bir süre uzaklaşır ama kalır, aynen kirpi gibi. İstemeyen biri ya kaçar ya da sizi baskı yapmakla, üzerine gelmekle suçlar. Size en tanıdık geleni yapar, yine belirsiz bir cevap verir.

O belirsizlik sevgide, değerde, geçmişte sana tanıdık geldiği için peşinden koşmaya devam ederken kendini o anda yakala. Cebinize koyduğumuz şeyi şimdi çıkarıyorum. Netlik istediğin o sorunun cevabı gayret, emek, bir şeyleri değiştirmek için adım atmak olmuyorsa, onu sen değiştirmiyorsun. Sadece basit bir soru soruyorsun. Cevap belirsizlikse, o belirsizlik senin cevabındır arkadaşım. Birçok kişi belirsizliği cevap olarak kabul etmiyor. Ama belirsizlik bekleme odasında bekleyeceğin bir durum değil.

Kaçıngan da olsa, seni istemiyor da olsa, manipülasyoncu da olsa, sürekli belirsizlik içindeysen hepsi aynı. Asıl soru şu: Sen neden hep kapısı yarı aralık birinin eşiğinde bekliyorsun? Birinin sana net davranması hayatında bu kadar nadirse mesele sadece onların bağlanma biçimi değil. Senin neyi normal saydığın, neyi kabul ettiğin. O yüzden kaçınganı çözmek istiyorsanız önce kendinizi çözün. Kaçınganı değiştirmek istiyorsanız önce kendinizi değiştirin. İnanç kodların ve davranışın değiştiğinde kimin kalıp kimin gittiği çok hızlı belli olur.

Hem kendinize hem birbirinize bir hatırlatma olsun, çünkü unutuyorsunuz: Belirsizlik de bir cevaptır. Başka bir cevap aramana gerek yok. Umarım bu yazı ilişkiyle ilgili yaralarınıza biraz pansuman olmuştur.

Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

ERDEM TAŞKINSU
 

Kendini Güncelle markasının kurucusu olan Erdem Taşkınsu, İstanbul Üniversitesi'nde Sosyoloji, Anadolu Üniversitesi'nde ise Sosyal Hizmetler Danışmanı bölümlerinden mezun olmuştur.
Atılım Üniversitesi’ndeki Aile Danışmanlığı programını başarıyla tamamlayan Erdem, önemli isimlere iş ve ilişki danışmanlığı yapmanın yanı sıra, geniş kitlelere yönelik öğretici konuşmalar düzenlemektedir. Atılım Üniversitesinde "Temel Koçluk ve  Mentorlük " dersleri vermiştir. 

YouTube/@erdemtaskinsu kanalındaki videoları 43 milyondan fazla izlenmiş olup, Milliyet gazetesinde ilişkiler ve kişisel gelişim üzerine yazıları yayımlanmaktadır.

ERDEM HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ 
 

Ofis :

0 505 260 95 96

Takip

  • Instagram
  • Youtube
  • Facebook
  • X
  • TikTok
  • LinkedIn

Email 

bottom of page