Ulaşılmaz Erkek ile Bağ Kurma Yolları: Duruşunla Çekim Gücünü Arttırırsın
O ulaşmaya çalıştığınız erkek var ya arkadaşlar, bugün ulaşılmaz bir erkeği nasıl dize getirirsiniz, size onu anlatacağım. Bu adamlar çekici oldukları için ulaşılmaz değiller. Ulaşılmaz oldukları, sana taktiksel davrandıkları için çekici gibi bir görüntü veriyorlar. Ama bu çekicilik onun karakterinden, kapasitesinden gelmiyor. Senin kendi kapasitenin ve yaşamının boşluğundan dolayı oluyor arkadaşım. Şimdi ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.
Ulaşılmaz erkek kimdir?
Ulaşılmaz erkek dediğimiz figür genelde sana duygusal olarak mesafeli. Netlik vermeyen, varlığıyla yokluğu arasında gidip gelen, ilgisini damla damla akıtan ama bağlanmayan bir tip, değil mi? Ve garip olan şu ki bu adamlar çoğu zaman peşinde koştuğunuz adamlar oluyor arkadaşlar.
Sizi bu anları yetişkin zihniyle düşünmeye davet ediyorum. "Erdem, biz yetişkin değil miyiz, ne demek istiyorsun?" dediğinizi duyar gibiyim. Arkadaşlar, çoğu zaman çocukluk egosuyla hareket ediyorsunuz. Sana soğuk davranan, konuşmayan, mesafe koyan birinin neresi çekici? Bir insanın sana çekici görünmesi çoğu zaman senin tamamlayamadığın bir tarafını ya da geçmişte yaşadığın trajedileri tetiklemesiyle ilgili.
Çünkü insan zihni tamamlanmamış döngülere bağımlı arkadaşım. Bitirilmemiş aşklara, yarım kalan şeylere gitmeye meyilli. Beyin netlikten çok belirsizliği hatırlıyor. Kapanmış kapılar değil, aralık bırakılmış kapılar zihnin enerjisini emiyor. Burada romantik bir şey yok, nörobilim var. Romantizmi kendi kendine sen oluşturuyorsun. Seni sahiplenmeyen, alanına giremediğin o ulaşılmaz erkek senin için bir ilişki değil, sende açık bir döngü yaratıyor. Bu tip erkekler bağlanmaz ama kapıyı da kapatmaz. Bazen de o kapıyı kapatır ama sen döngüyü devam ettirirsin. İnsanı esas yoran da bu. Bitmeyen ya da bitiremediğin şey içinde kilitleniyor.
Biz erkekler için ulaşılmaz kadınlar demiyorum, çünkü erkeklerin burada bir avantajı var, kabul edelim. Bir kadına ulaşamıyorsak daha kolay kabulleniyoruz. O yüzden ulaşılmaz adam sendromu kadınların dünyasında daha fazla var. Hazırsan derin bir nefes al. Çünkü bugün duyacakların belki yıllardır o ulaşılmaz erkeğe neden tutunduğunu sana hatırlatacak.
Bu adam neden böyle sorusu neden yanlış?
Çoğu kadından şunu duyuyorum arkadaşlar: "Bu adam neden böyle?" Bu yanlış soru. Önce şu gerçeği anlayalım. Ulaşılmaz erkek bir neden değildir, bir sonuçtur. Doğru soru ne biliyor musun? "Benim dünyamda bu adama alan açan hangi boşluk var?"
Sistem teorisinde şöyle bir kural vardır: Bir yapı kendisine uygun olanla rezonansa girer. Yani ulaşılmaz erkek dediğin tip senin hayatına tesadüfen girmez, onun rüzgarına tesadüfen kapılmıyorsun. O senin iç dünyanın ve geçmiş trajedilerinin bir yansıması. Değerini ispat etme ihtiyacı, sevilmek için çaba göstermeye alışmış olmak, netlik yerine yoğun duygular aramak, duygusal kaosu tutku sanmak, çocuklukta duygusal olarak erişilmesi zor figürlere bağlanmış olmak. Bunlardan birini yaşıyorsan bu tip erkekler sana çekici gelecek. Çekici oldukları için değil, senin iç dünyanda bir boşluk olduğu için.
Bak dikkat et, bunların hiçbiri zayıflık değil. Bunlar sadece ilişkiler hakkında öğrendikleriniz ve her öğrenme değişebilir arkadaşlar. Bu öğrenmeler vakti zamanında seni koruyordu. Belki duygusal olarak erişilmesi zor olan o anneden, o babadan biraz daha sevgi, biraz daha önem alabilmek için 40 takla attın. Ama bugün bu davranışlar ilişkide sana bedel ödetiyor. Ulaşılmaz bir erkek senin sevgi tanımını test ediyor ve bilinçaltındaki şu programdan besleniyor: "Eğer onu kazanırsam değerli hissedeceğim." Bu bir yalan ama zihnin bu yalana aşina. Değerini başkasının gözünde aramayı bırakmak buradan başlıyor.
Ulaşılabilir erkek neden sıkıcı geliyor?
Kimsenin söylemek istemediği konu da şu arkadaşlar. Birçok kişiyle görüşüyorum ve "Hocam, o da çok sıkıcı" diyorlar. Ulaşılabilir, net, duygusal olarak orada olan bir erkek bazı kadınlarda heyecan yaratmıyor. Sana kötü davranan, soğuk davranan kişiyi çekici bulmanın nedeni huzuru yaşamamış olman. Huzur duygusu sana boş geliyor.
Neden biliyor musun? Bir çocuk kaosla, belirsizlikle, sevgiyi almak için devamlı uğraşarak büyüdüyse sinir sistemi huzuru huzur olarak değil, bir boşluk duygusu olarak algılıyor. Bilinçdışına tanıdık olan güvenli geliyor, tanıdık olanı iyi sanıyor. Ama bazen tanıdık olan sana zarar veriyor arkadaşım. Eğer sevgi sana hep inişle, çıkışla, beklemekle, yetinmekle geldiyse ya da birisi sevgisini cımbızla veriyorsa şunu kodluyorsun: "Sevgi eşittir çaba ve belirsizlik." Bu yüzden net olan, huzur veren adam fazla kolay geliyor ve kolay olan da değersiz sanılıyor. Oysa bu bir algı hatası.
Ulaşılmaz erkek heyecan vermez aslında. Senin kaygını aktive eder ve kaygı yükseldikçe zihnin bunu aşk sanar. Psikolojide bunun da bir adı var, travmatik aşk diye geçiyor. O yüzden "onu nasıl kazanırım" sorusunu bırak ve şunu sor: "Benim iç dünyamda bu adama alan açan ne var?" Artık adamla değil, kendi iç düzeninle ilgileniyorsun. Cevap adamda değil, sende.
Bu ilişkiler neden başta bu kadar iyi hissettiriyor?
Bu adamlarla yaşadığınız ilişki başlangıçta çok iyi hissettiriyor, biliyorum. Çünkü bu tip erkekler başta yoğun ilgiyle geliyor, zekice ve etkileyici sohbet ediyor. Güçlü bir dürtüsel çekim var, sana güya seçilmişlik hissi veriyor, biraz da üstten konuşuyor. Ama bu bir balayı performansı arkadaşlar. Bunu bir kenara ayırın.
İlişki derinleşmeye başladığında gerçek yapı su yüzüne çıkar ve o yakınlığa dayanamaz. İşte kırılma noktası burası. Çoğu kadın burada "değiştirebilirim" yanılgısına düşüyor. Ama sistem sana hep şunu gösterir: Bir insan ancak kendi ihtiyacı varsa değişir. Onda o cevher yoksa senin sevgin onun kapasitesini asla büyütmeyecek. Bunu kaçıngan biri gerçekte kime ve nasıl bağlanır yazısında da konuşmuştuk.
Ulaşılmaz erkeği dize getirmek mümkün mü?
Çözümü söyleyeceğim ama önce ne olmadığını söyleyeyim. Daha çok sabretmek değil. Daha az istemek de değil, daha çok istemek de değil. Daha anlayışlı olmak değil. Kendini küçültmek hiç değil, hadsizliklere razı gelmek asla değil. Çözüm, neden çekildiğini fark etmek ve kendi iç düzenini, çevreni yeniden dengelemek.
"Ulaşılmaz erkeği dize getirmek." Algoritmada bakıyorum, birçok insan bunu arıyor. Bu ifade neden bu kadar seviliyor biliyor musunuz? Kontrol etmek istiyorsunuz. Birini istiyorsun, o gelmiyor ve zihnin "Bana onu dize getirecek bir formül ver" diye çare arıyor. Ama gerçek şu: Bir insanı dize getiremezsiniz, bu insan tabiatına ve psikolojisine ters.
Yapabileceğin tek şey, ilişkinin başlangıçta kurulan dengesini değiştirmek. Yanlış kurulan sistemi bozarsan, ulaşılmazlığı ödüllendirmezsen, belirsizliğe prim vermezsen, sıcak soğuk oyununu çalıştırmazsan kötü başlayan sistemi bozmuş olursun. Adamı değil, ilişkideki sistemi dönüştürürsün. Bu çok daha yetişkince ve çok daha kontrol edebileceğin bir şey. İlişkiye bir sistem olarak bakmayı öğrenirseniz karşınızdaki zaten değişmek zorunda kalacak.
Ulaşılmaz erkek döngüsü nasıl işler?
Ulaşılmaz adamı bir tanıyın arkadaşlar. Bu bir karakter değil, bir döngü. Bir şey verir ama tatmin edecek kadar vermez. Kötü bir madde gibidir, alkol gibidir. Başta güzel gelir, iyi hissettikçe daha fazlasını istersin. Buradaki çekim adamın kalitesinden değil, ödül dozajından geliyor. Uzaklaştığında varlığı sana ödül gibi geliyor ve o da bunu sana ödül gibi sunuyor. Kazandığını düşündüğün küçük bir ilgi, 10 günlük sessizlikten daha etkili oluyor ve o ilgi için bu sefer sen uğraşıyorsun.
Başta ya cool davranıyor, ya seni kovalıyor, ya da önce seni fethediyor. Oltaya takılınca çekmeye, manipüle etmeye başlıyor. Sen geri çekilince yeniden üzerine geliyor, seni kaybetmek istemiyor, sonra yine soğuyor. Benim dize getirmek dediğim şey aslında bu sistemin içine hiç girmemek, bu döngüyü hiç çalıştırmamak. Aynı döngünün belirsizlikte bırakan erkek tarafını da daha önce anlatmıştım.
İlişkiyi yavaşlatırsa ne yapmalısın?
Yoyo oyunu vardı, bilirsiniz. İpi ittiğinde tekrar sana gelir. Birinci kuralınız şu: Karşı taraf ilişkiyi yavaşlatmak istiyorsa senin tepkin ondan her zaman bir adım önde olmalı. "Neden böyle davranıyorsun, niye az görüşmeye başladın?" gibi şeyler hiç yapma. Direkt yavaşlat, ona istediğinden daha fazla alan ver. Son yavaşlatan sen ol. Haftada bir mi görüşmek istiyor? Sen iki haftada bire çek. İki günde mi cevap veriyor? Sen 3-4 günde cevap vermeye başla.
Bu bir taktik mi? Hayır. Yanlış uygulanırsa bir oyuna dönüşür. Ama düzgün yaparsanız bir denge kurma yolu olur. Ulaşılmaz erkekle ilişkide genelde sen hep daha fazla bekleyen, daha fazla verensin. O daha az veren, daha az bekleyen ve daha az bağlanan. Sebebi basit: Az veren daha az risk alıyor. İşte bu yüzden adamı değil, ilişkinin dengesini değiştirmen gerekiyor. Bunu onu cezalandırarak, suçlayarak değil, kendi değerini o ilişkinin içinde gerçek kılarak yapacaksın. İlgini, emeğini, erişimini, bedenini, mesajını bedava vermeyeceksin.
Sadece mesajla flört eden erkeğe ne demeli?
Bazı erkekler ilişkiyi flört düzeyinde tutmayı çok seviyor. Mesajlaşıyor, flörtöz sohbetler ediyor ama temastan kaçıyor. Arkadaşım, güven ve ilişki olmadan yazıda aşırı flörtöz sohbetlere geçme. "Böyle konuşmak benim için zor, beni görüntülü ara" diyebilirsin. Yazarak flört etmek onun için çok kolay. Sen sesli ve görüntülü konuşmayı istediğinde dengeyi değiştiriyorsun, ilişki için daha zor olan bir şeyi yapmaya teşvik ediyorsun.
"Seni gördüğümde anlatacağım" deyip orada durun mesela, her şeyi anlatmayın. Orada randevu istemiyorsun ama onun seni davet etmesini, adım atmasını sağlıyorsun. Ulaşılmaz erkekler minimum eforla maksimum erişim ister. O yüzden kuralınız şu olacak: Minimum eforla sana maksimum erişim almasını engelleyeceksin. Amacın taktik uygulamak olursa hep yeni bir taktiğe ihtiyacın olur. Ama ilişkiye bir terazi gibi bakmayı öğrenirsen kendi haritanı kendin çıkarırsın.
Ulaşılmaz erkeğe sınırı nasıl koymalısın?
Ulaşılmaz adamlar yüzleştirilmekten ve dramadan nefret ederler. Yüz yüze buluştuğunuzda "Neden planını bozuyorsun, neden hiç plan yapmıyorsun?" diye hesap sormak yerine çatışmasız sınır koymak her zaman daha iyidir. "Sorun değil, ben de zaten bir arkadaşımla görüşeceğim, belki başka zaman." Ya da "Programım çok yoğun, planı önceden haber vermen gerekecek." Bunu taktik için değil, o dengeyi kurmak için yapıyorsun.
Bunun için güçlü hissetmen önemli. Başta söylediğim o onay alma, değer alma boşluklarını kendin kapatacaksın ki ilişkide güçlü duracaksın. Ona tutunmayacaksın. Tutunduğun an enerjini kaybetmeye başlıyorsun. Bunu güçlü duruş ve aura yazısında da konuşmuştuk.
Neden onu teşhis etmemelisin?
Kaçıngan tipler ulaşılmaz yapıdadır ve eleştiri, suçlama hissedince hemen kapanır, daha da çok kaçarlar. Bu sus ve katlan demek değil arkadaşım. Mesajını kısa, net ve dramasız vermen demek. "Sen çok zor bir adamsın, sana duygusal olarak ulaşmak çok zor" gibi şeyler yapma. Çoğu kadının hatası da bu. Bağlanmasını isterken adamın savunmasını tetikliyor.
"Sen böylesin, sen narsistsin, sen duygusuzsun, kaçıyorsun, ilişkiye cesaretin yok." Bu cümleler doğru bile olsa sonuç vermez. Çünkü ulaşılmaz erkek kendini koruma moduna sokar, ya saldırır ya geri çekilir. Senin hedefin onu teşhis etmek değil. Tekrar söylüyorum, senin hedefin ilişkideki sistemi değiştirmek. Bu da onu değiştirmekle değil, kendi davranışlarını değiştirmekle olacak. Dediğim şeyleri yaptığınızda minimum enerjiyle sana ulaşamayacağını anlamış olacak.
Bu konuyu daha detaylı dinlemek istersen videosunu buradan izleyebilirsin.
